11 : 37 - Turpçu: "Başbakan Zonguldak'a hamaset yapmaya gelmiş"   11 : 20 - İrfan Erdem'in acı günü…   11 : 08 - Küresel ısınma, alarm veriyor   10 : 56 - 25 yıldır müşterilerini arşivliyor   10 : 48 - Freni patlayan servis midibüsü eve girdi: 4 ölü 2 yaralı   10 : 20 - Kaymakamlık, gösteri, afiş ve pankart için yer gösterdi   09 : 41 - 7. sıradan liderliğe uzanan bir liderlik öyküsü   19 : 59 - Son anda kurtuldular...   16 : 21 - Esnaf Kefalet'te, Tezel'le yola devam…   15 : 15 - Ereğli Belediyespor 30'a merdiven dayadı
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Siyaset
Candan: "Uysal'ı, Ereğli'nin başına ben bela etmedim"
Candan: "Uysal'ı, Ereğli'nin başına ben bela etmedim"

Ak Parti 24. Dönem Zonguldak Milletvekili Profesör Ercan Candan, halen Ereğli Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Hüseyin Uysal için, kendisine, "Uysal'ı Ereğli'nin başına sen bela ettin" sözleriyle eleştirenlere cevap vererek, 2014 yerel seçimlerinde Uysal'ın Ak Parti'den aday olmasının kendi tercihi ve kararı olmadığını söyledi. Candan, "Şimdi yolumu kesip bana da, "bu insanı neden başımıza bela ettin" diye hesap sormaya kalkanlar oluyor. Kaç delikanlı vardı da ‘ben Posbıyık'tan ve kaybetmekten korkmuyorum, adayım' diyebildi. Kaç kişi Ak Parti'nin belediyeyi kazanacağına şans tanıdı. Adaylık için 5 kişi müracaatta bulundu. Şimdi siz olsanız o beş kişi içinden kimi tercih ederdiniz?" dedi.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 02 Ocak 2018 14 : 45 

Ak Parti 24. Dönem Zonguldak Milletvekili Profesör Ercan Candan, Demokrat FM'de yayınlanan Kara Tren Programı'nda Şenol Azman'ın konuğu oldu.

Candan, programda siyasete bakışı, milletvekilliği döneminde yaptıkları, yapamadıkları, parti içerisinde yaşanan çekişmeler ve merak edilen konulara açıklık getirdi.

Program yapımcısı Azman ve izleyicilerden gelen soruları da yanıtlama fırsatı bulan Candan'ın programdaki konuşması özetle şöyle:

 

2018 POZİTİF BİR YIL OLSUN

Programa, yeni yıl dolayısıyla temennilerde bulunarak başlayan Candan, selamlama konuşmasında, "2018 yılına girdik. 2016-2017-2018 aslında değişen bir şey yok. Değişen zamandır. Önemli olan bu değişen zaman sürecinde doğru bir muhasebe yapmak geçmiş hatalardan dersler çıkarmak, bu hataları tekrarlamamaktır. Bu düşünceyle 2018 yılının halkımız açısından pozitif gelişmelere yol açacağı bir yıl olmasını diliyor, yeni yıllarını kutluyorum" dedi.

ERCAN CANDAN KİMDİR?

Candan, yeni yıl temennisi ardından özetle kendisini şöyle tanıttı:

1967 yılında Ereğli'ye bağlı Hamzafakıhlı Köyü'nün Çolaklaraltı mahallesinde doğdum. İlkokulun yarısını Yaraşlı Köyünde yarısını da kendi köyümde okudum. Orta ve lise tahsilimi Ereğli'de tamamladım. Gazi Üniversitesi'ndeki üniversite eğitimimin kısa bir süre Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalıştıktan sonra İngiltere'de doktora ve yüksek lisans yaptım. Karabük'te mecburi hizmetimin ardından Bilecik Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürdüm.

SİYASETE NEDEN, NASIL GİRDİ?

Profesör Ercan Candan, siyasete girişi ve milletvekili seçilişi hakkında şunları ifade etti:

"Eğitim sürecim ve akademik çalışmalarım süresince ülkede ve ülke dışında birçok yer gördüm. Dikkatimi çeken, Ereğli'ye döndüğümde adeta hiçbir değişikliğin olmamasıydı. Ben bunu zamanın durması olarak değerlendiriyorum. Ereğli ve Zonguldak'ta ki değişmeme hali beni rahatsız ediyordu. Neden bu kentte hiçbir değişim yaşanmıyor diye düşünüyordum. O süreçte, milletvekilliği için müracaat etsem bir şey olur mu düşüncesi oluştu bende. Yurt dışında tanıdığım arkadaşlar vardı, Ak Parti kuruluşu sırasında yer almış arkadaşlar. Onlar bu konuda referans oldular ve aday adaylığım, ardından da aday adaylığım gerçekleşti. Sonuçta o arkadaşların yüzünü, kara çıkarmadığıma inanıyorum."

SİYASETİ NASIL TANIMLIYOR?

Candan'ın soru cevap şeklinde geçen konuşmasının devamı şöyle:

Siyaset nedir? Biz de bu konuda yanlış bir algı ve tanım var. Siyaset sadece toplumu yönetme sanatı değildir. Maalesef, Atatürk dönemi yatırım ve hamleleri ile Demokrat Parti süreci dışında bırakıldığında biz de siyaset hep, toplumu yönetmek olarak algılandı. Siyasete girerken ben de bilinen bu tanım ve algının dışında bir niyetle, ilçem ve ilim için bir şeyler yapmak, ülke genelindeki yatırım ve hizmetlerden daha fazla pay almasını sağlamak amacıyla hareket ettim. Siyasete giriş motivasyonum buydu.

Milletvekilliğim boyunca da hep bu ilkeyle hareket ettim. Tabi, Ak Parti yerel yönetimindeki kimi isim veya küçük gruplar beni nasıl algıladı, kabullendi mi? Başarılı buldular mı? Muhakkak ki kabullenmeyenler, kan uyuşmazlığı yaşadıklarımız oldu. Onların kendilerince sebepleri vardır. Ben başarı ve başarısızlığımı başta koyduğum ilkeme göre hesaplarım. Kentim için bir şey yapabildim mi derim. Ki yaptığıma inanıyorum. Bunun en iyi kanıtı da milletvekilliği görevimin sona ereceği dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın Zonguldak'ta yaptığı konuşmada ki sözleridir. Cumhurbaşkanımız o konuşmasında, Zonguldak'a yapılan yatırımlarda en büyük payı Ereğli'nin aldığını belirtmiştir.

HİZMETLER

Az önce de dediğim gibi bilinen tarzda bir siyaset yapmadım. Yani halkı idare etmeyi değil hizmet etmeyi esas aldım. Vekilliğim boyunca Ereğli ve bölgedeki çalışmalarımı 3 temel başlık altında sürdürdüm. Bunu da belirleyen kentimizin, bölgemizin sorun ve ihtiyaçlarıydı.

Bunları, 1- Eğitim, 2- Alt yapı, 3- Kırsal alanın kalkındırılması çalışmaları şeklinde 3 temel sahaya ayırabiliriz.

Öncelikli çaba sarf ettiğimiz alan eğitim alanıydı. Çünkü Ereğli'de eğitim sorunları adeta patlamak üzereydi. İkili eğitim vardı ve sınıf mevcutları 47 kişiydi. Bu sabahçı öğlenci olarak düşünürsek 94 kişi demektir. O nedenle bu mevcudu düşürecek okul sayısını artırmak için çalıştım. Gelinen aşamada sınıf mevcutları 35'e düşmüştür. Yeterli midir? Tabi ki değil, ama önemli çalışmalar yapılmıştır. Sadece Ereğli'de sıfırdan 17, Alaplı'da da 4 okul yaptırdık. Demek ki Ereğli'de siyaset değil hizmet yaptık. Geçmişe dönük kimseyi suçlamak, en kaz edebiyatı yapmak istemem. Ama seçildiğimde Ereğli'de eğitim de durum buydu. Bu da yıllarca bu sorunun görmezlikten gelinmesiyle birikmiş patlama noktasına gelmişti. Yapılan okullarla birçok yerde tekli eğitime geçilmiştir ama daha yapılması gerektiği de açıktır. İkinci dönem seçilmiş olsaydım bu çalışmaları tüm hızıyla sürdürecektim. Şu an yapımı devam eden bir çok işin alt yapısı da benim vekilliğim döneminde halledilmiştir.

HAKSIZ İTHAMLARA UĞRADIM

Tabii bu çalışmaları yaparken birçok kez haksız ithamlara da uğradım. Unutmadığım bir anım var. Kepez ilkokulu vardı. Eski küçük bir bina. Bir gün oradan geçerken yakındaki bir kahveye girdik. Ama içeridekiler ilgilenmedi bile. Yani birisi mi girdi, vekil mi girdi, oralı olan yok. İçecek bir çayınız vardır sanırım dedim. Çay verdiler. Bir sıkıntınız mı var dedim. Karşıya bak görürsün dediler, okulu göstererek. Bir sırada 4 öğrenci oturuyor denince ben şoförüme bunu not al ve bana kesinlikle unutturma dedim. Sonra 3 ay içinde bu okulun yıkım kararını çıkartıp yeniden yapımını sağladık. O gün oradan ayrılırken merdivende kayıp düştüm, birkaç saat sonra da vücudum hareket edemez hale geldi. Devlet Hastanesi'ne gittiğimizde çekilen röntgenden sonra omuriliğimin çatladığı ve felç tehlikesi olduğu söylendi. Çelik korseyle Ankara'ya gittim ve tedavim başladı. 21 gün kıpırdamayacaksın denildi. Ben o günlerde hasta yatarken Zonguldak'ta bir gazete haber yaptı. "Zonguldak yıkılıyor, milletvekili Trabzon yaylalarında geziyor" diye. Bu yaşadığım en büyük haksızlıklardan biriydi.

DEVLETİ ÇALIŞTIRMAK

Eğitim de tekli eğitime geçilemez mi? Tabii ki geçilir ancak okul sayısı henüz yeterli değil demek ki. Bu aşılamaz mı? Bu gün bu konunun muhatabı değilim ancak şu kadarını söyleyeyim. Ankara'dan ödenek çıkartmak hem kolay hem de zordur. Devleti çalıştırmak ayrı bir kabiliyettir. O yolu bilirseniz çalıştırır sonuç alırsınız. Bilmiyorsanız o labirentlerde kaybolursunuz.

Bu sözlerimi her hangi birisi için söylemiyorum. Mevcut vekilimizle de herhangi bir kırgınlığım yok. Kendisinin aday gösterildiği süreçte Ankara'da oturmuş konuşmuştuk ve aynen şunu söylemiştim. Parti seni tercih etti, bunda gücenecek bir şey yok. Ancak bana yapılanı asla sana yapmam. Bu işler nasıl yapılıyor diye ilerde sorarsan yardımcı olur elimden geleni yaparım dedim. Ancak bu güne kadar bir kez dahi aramış değil.

Biz de bir hastalık vardır. Herkes zirvede olayım, başkası da olmasın ister. Tüm sorunlarda bundan çıkar. Oysa bakın başarılı ülkelere bunlar hep ekip işiyle yapılır. Şu anki arkadaş da çabalıyor. Hakkını yiyemem. Amaç Ereğli'nin daha fazla pay almasıdır. Önemli olan devletin çalışma mekanizmasını bilmektir. Sizin aracınız var, onu kullanmayı biliyorsanız, kontağı çar ve sorunsuzca yola devam eder hedefe ulaşırsınız. Arkadaşların da bunu yapmaya çalıştıklarına inanıyorum.

DİĞER ALT YAPI ÇALIŞMALARI VE YATIRIMLAR

Hastane ve terminalin yerinin doğru seçilip seçilmediği soruluyor? Bu soruyla ben de muhatap oluyorum zaman zaman. Hastanenin yapılacağı yerin kararı benden daha önce verilmişti. Ben sadece yapımını başlatmak ve tamamlamak için ödenek alınmasını sağladım. Ha keza terminalin yeri de Posbıyık'ın belediye başkanlığı döneminde meclis kararıyla belirlenmişti. Batı Karadeniz'in en görkemli adliye sarayının Ereğli'ye yapılmasını sağladık. Adliye'nin ihalesi benden önce 3 kez iptal edilmişti. İhalenin yapılıp, inşasının başlamasını sağladık. Eleştiri konusu olan Devrek yol ayrımı kavşağını yaptırdık. Kağıt üzerinde eleştirmek kolaydır. Biz de önce Yarma'dan gelen yolun yer altından Zonguldak yoluna bağlanmasını düşünüyorduk. Ancak yer altına inilince deniz seviyesini altına iniyorsun ve su baskını tehlikesi var. Biliyorsunuz orası eskiden kumluk bir alandı ve seviyenin altına inince deniz suyu tehlikesi var. Yani eleştiren arkadaşların biraz jeoloji bilgisi olsa bunu söylemezler. Kavşağın üst geçidini binaların olduğu yerden yapmak istemiştik. Bu da viraj alırken araçların savrulma tehlikesine göre geniş tutulmalıydı ve o binaların kamulaştırılmasını gerekli kılacak bir maliyet çıkartıyordu. Yani kavşağa eleştiri yapan arkadaşlar bunları bilmeli.

O süreçte yine yapımı yılan hikayesine dönen Ereğli Kandilli yolunu tamamladık. Fazıl Erdoğan döneminde başlamış, yarım bırakılmıştı. Çok uğraş verdik. Organize Sanayi yolunun yapımını sağladık. Salih Kumaş o yolun nasıl yaptırıldığını çok iyi bilir. Yol tamamen iptal edilmek üzereydi. Onun da bulunduğu bir ortamda müteahhite ya yolu bitirirsin ya da bir daha ihale alamazsın dedim. Ancak öyle yapılabildi.

Öğretmen evi binası var. O günlerde tüm ülkede öğretmen evlerinin kapatılma kararı alınmışken biz yenisini yaptırmayı başardık. Yine Liman Başkanlığı binası ve Ormanlı PTT binası benim dönemimde yapılan hizmet binalarıdır.

FAZLI ERDOĞAN MI SİZ Mİ DAHA BAŞARILI OLDUNUZ?

Böyle bir kıyaslamayı ne Fazlı Bey için ne de benden önce ve sonraki arkadaşlar için yapmam. Bunu etik bulmuyorum ve tarzım değil. Bu konuda karar mercii halktır. Halk kendi kefesine koyarak bunu tartar karar verir.

NEDEN 2. KEZ ADAY OLAMADINIZ?

Bu konuda bildiğim tek şey şu; Ereğli'de küçük bir lobi var, daha sonra 17-25 Aralık'ta Zonguldak'ta da böyle bir lobi oluştu. Bana ilişkin, bu suçudur diye bir yafta oluşturulup üzerime atıldı. Bu tekrar aday gösterilmememde etkili oldu. 15 Temmuz'dan sonra da gözler bana dikildi. Çok açık söylüyorum, vekilliğim süresince o kişilerle her hangi bir ilişkim olmadı. Ne şoförüm ne de danışmanlarım arasında öyle birisi vardı. Geçmişte, insan olarak aralarında iyi insanlar vardı onlarla insani ilişkilerim olmuştur ancak hiçbir dönem organik bir ilişkim yakınlığım olmamıştır. Benim için önemli olan etik ve insani ölçüdür. Zaten 15 Temmuz gecesi devletimin yanında tavrımı koydum. Daha sonra da bunu yaptım.

İşte bahsettiğim lobi gitti Ankara'da benim hakkımda bir şüphe oluşturdu. Parti de haklı olarak bu şüpheyi dikkate almıştır.

Ben hizmet için yeniden seçilmek isterdim. Çünkü, görebileceğim en yüksek mevkileri zaten gördüm. Milletvekili oldum, dünyada adı bilinen bir profesörüm, özellikle söylüyorum sadece adında profesör yazan bir profesör değil. İnsan tabi ki doğduğu topraklara hizmet etmek ister. Benim isteğimde budur.

UYSAL SİZİN ADAYINIZ MIYDI?

Hüseyin Uysal'ın adaylığı ve seçilmesine gelirsek. Şimdi yolumu kesip bana da, "bu insanı neden başımıza bela ettin" diye hesap sormaya kalkanlar oluyor. Çok açık kıvırmadan söyleyeceğim. Aynen, bana da diyorlar, sen başımıza bela ettin diye. Dümdüz ben de yanıtlıyorum. O zaman kaç kişi belediye başkanlığı adaylığı için müracaat etti. Mustafa Kalkan, Yusuf Kalay, Ahmet Köse, Halil İbrahim Demirbaş ve Hüseyin Uysal. Beş kişi. Kaç delikanlı vardı da "ben Posbıyık'tan ve kaybetmekten korkmuyorum, adayım" diyebildi. Kaç kişi Ak Parti'nin belediyeyi kazanacağına şans tanıdı. Şimdi siz olsanız o beş kişi içinden kimi tercih ederdiniz. Analitik düşünmek zorundaydık. Ve o beş kişi içerisinde artı oy getirebilecek, en fazla tanınan Uysal'dı. Kaldı ki seçimi de 422 oy farkla kazanmışsın. Diğer adayların bu oy potansiyeli bile yoktu.

BEN ADAY OL DEMEDİM

Yaygın kanıya göre, Uysal'ı ben aday yapmadım ya da teşvik etmedim. Herkes gibi beni de aradı. Aday adayı olmayı düşünüyorum dedi. Ben de hayırlı olsun dedim. Kaybedecek bir işi yoktu. Seçimi kaybetse bile hastanedeki işine dönebilirdi. Genel Merkez de o süreçte anket yaptı ve yüzde 38 geçen aday yoktu. Çoğu yüzde 10'u bile geçemiyordu. Bu beş kişi içinden en uygun ve yıpranmamış olan da Uysal'dı.

CÖBEK'İN BAŞKAN YARDIMCILIĞI

Diğer yanlış bir yargı da İbrahim Cöbek'in Belediye Başkan Yardımcılığına getirilmesinde benim etkim olduğuna dönük. Sanki ben Cöbek'i belediyeye monte etmişim gibi bir algı yaratıldı. Oysa, Cöbek'i yanında isteyen Uysal'ın kendisiydi.

Ama dediğim gibi küçük bir klik her türlü algıyı yaratabiliyordu. Hatta ahlaksızca daha ileri giderek başka şeyler de yaptılar. Eşimi TBMM'de işe yerleştirdiğim yönünde iddialar ulusal basına bile yansıdı. Bunu yapan yine içimizden biriydi. Oysa eşim o dönem Üniversitede çalışıyordu.

KIRGIN MISINIZ?

Uysal'la milletvekilliğim bittikten sonra görüşmedik. Cöbek'le en son babasının vefatından sonra görüştüm. İnsanlara kırgın mıyım? Hayır. Bu politikanın doğasında olan bir şey. Ama bu türden bir politika benim önceliğim değil. Ben hizmet yaparsam haz alırım. Yoksa başbakan da olsam haz alamam.

HATALARINIZ VAR MI?

Herkesin hatası olur. Zaten bir iş yapıyorsanız hata yapabilirsiniz. Yoksa hatanız olmaz. Zamanı geri sarsak tabi ki benim de yaptığım hatalarım vardır. Ama Uysal o isimler arsında hata değildi. Keşke demenin gereği de yok. Keşke demesi gerekenler o gün aday olmaya cesareti olmayanlardır.

Belediye, Uysal başarılı mı? Şu an kadro dışıyım, yedek kulübesindeyim. Bir şey demem yanlış olur. Ama şunu söyleyebilirim. Seçim sürecinde oluşturulan kitapçık vardı. Oraya uçuk, yapılması mümkün olmayan şeyleri yazmayın demiştim. Netice de yazıldı. Yapıldı mı? Hayır, zaten yapılması mümkün olan şeyler değil. Sadece kitapçıkta kaldı. Keşke yapılabilmiş olsaydı. Keşke yolda karşılaştığım insanlar da, "Ercan Hoca iyi ki bu insanın elinden tuttun" dese.

POSBIYIK

Halil Posbıyık'la mümkün olduğunca iyi geçindik. Bir dediğini iki etmedim. Kendi partimizin belediye başkanı gibi her işine koşturdum. Çözmeye çalıştım. Keşke son dönemde, seçim öncesinde bana hakarete varan o ifadeleri kullanmasaydı. Hatta o dönem haber de gönderdim. Artık güzel bir jübile yap. Genç bir isim öner ve yanında ağabeylik yap diye. Ama yapmadı. Ben bu gün de kendisine saygısızlık yapamam. Netice de 20 yıl iyi kötü bu kente hizmet vermiştir.

ADAY MISINIZ?

Belediye Başkanı adayıyım demek için çok erken. Zamanı gelir, isimler ortaya çıkar, beğendiğim isimler olur, desteklerim. Kente hizmet verecek nitelikte aday göremem, o zaman hizmet için öne çıkmak isterim. Ama bunun itici gücü halktır. Yani halktan, seni orada görmek istiyoruz diye bir izlenim alınmalı.

FATİH ÇAKIR'LA ARANIZDA NE VAR

Fatih Çakır'la da vekilliğim bittikten sonra hiç görüşmedik. Benden tam olarak ne istediğini bilmiyorum. Aramızda şahsi bir sorun yok. O dönem beni sıkıntıya sokan, birçok işe ilişkin kendisine yakın isimlerle istişare edip kararlar almasıydı.

Çakır'ı benim ilçe başkanı yaptığımı söyleyenler var. Bu da doğru değil. O zaman Ereğli'de kongre sıkıntısı vardı. İki kişi adaydı ve birisinin seçilme ihtimali vardı. Ancak genel merkez o ismi istemiyordu ve kongre de yapılmadı ve ilçe başkanı atamayla belirlendi.

Ben o dönem seçilme imkanı olan arkadaşa sen başka aday göster ve çekil dedim. Kabul etmedi. Genel merkez Adem Öztürk'le devam etmek istiyordu. Ben de aramız iyi olmasına rağmen, çevresi tarafından yönlendiriliyor kaygısıyla Adem Beyi istemedim. O zaman 3. isim öne çıktı ve ben de Fatih Çakır'ı desteklemek durumunda kaldım. Çakır'ın ilçe başkanı olmasına karşı çıkmadım, çıkamadım. Zaten 2-3 ay içerisinde de yol ayrımına geldik.

ÇAKIR'A RAĞMEN ADAY OLABİLİR MİSİNİZ?

Önemli olan halkın ne istediğidir. Ak Parti'de bu işler bir mantığa, analitik ölçümlere göre yapılır. Siz anketlerde iyiyseniz, genel merkez sizi tercih eder. Bunun dışında bakanı bile tanımaz.

YUSUF KALAY'LA SORUN

Benim kendisiyle bir derdim yoktu. Ancak onun bana yaptıklarını iki dünyada da affedemem. Eşini bile işe soktu sözü ona aittir. Bu ne insani ne de ahlakidir.

Oysa ben onun belediye meclis ene girmesini bir ahde vefa olarak desteklemiştim. Posbıyık karşısında uzun süre mücadele etmiş, yıpranmıştı ve üyelik onun hakkıydı.

Bütün bu kırılmalardan, kopuşlardan sonra acı duyuyor muyum. Hayır. Çünkü derin bir yara aldıktan sonra insanın canı artık yanmaz.

İYİ PARTİ BAŞARILI OLUR MU?

Bu konuda da bir şeyler söylemek için erken ve nihai kararı halk verecektir. Öngörüde bulunmam doğru olmaz. Politikada ummadığınız gelişmeler ummadığınız sonuçlara yol açar. En yakın örneği işte İran. Düne kadar İran'ın ne kadar güçlü bir ülke olduğunu konuşurken, şimdi İran kendisini kurtarabilecek mi diye konuşuyoruz. O nedenle İyi Parti hakkında seçime yakın süreçlerde yapılacak değerlendirmeler daha doğru olur.

Önemli olan yolunda dümdüz yürümektir. Yoluna çıkan olsa da çelme de takılsa sen yolunda yürürsen başarılı olursun. Tıpkı Cumhurbaşkanımızın yaptığı gibi.

 

Haber: İzzet Aslanbay


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 2038 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 2 )

Sayfa : [1]
Candan: quot;Uysalı, Ereğlinin başına ben bela etmedimquot;
riv riv sen ereğilye en büyük ihaneti yaptın .hala görev bekliyomuş.otur evinde kestane pişir.öpüyorum seni ercancım profösör değil vekil değil önce insan olmay öğrenecen aslanım.
Gön : Sen daha çk beklersin  02 Ocak 2018 : 23:36:00  

Candan: quot;Uysalı, Ereğlinin başına ben bela etmedimquot;
eleştirmek en doğal ihtiyaçtır sayın kıymetli hocama kdz, ereğliyi akp olarak alacağız mustafa kalkan yeterli uysal ile olmaz diyen genel merkeze vs. yazılar yazan ve genel merkezde sen kendin otur diyen. vardı fakat sn. ercan candan la zonguldak belediyesi bile akp. olur fakat ilk aday adayı olurkenki kişiyi bulacak değerlendirilirse zonguldak. ereğli için miladdır.arz ederim
Gön : Mehmet  02 Ocak 2018 : 22:12:57  

Sayfa : [1]
Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 22-01-2018 | 11 : 37 51  Turpçu: "Başbakan Zonguldak'a hamaset yapmaya gelmiş"  (93)
 21-01-2018 | 12 : 01 51  "Kaybeden değişmedikçe kazanan değişmez"  (268)
 20-01-2018 | 08 : 50 33  Ocakçı, hasar gören iş yerlerini ziyaret etti  (372)
 19-01-2018 | 13 : 25 51  Çakır: "Zarar görenlerin ihtiyaçları giderilecek"  (469)
 19-01-2018 | 09 : 41 15  Ocakcı, "Kara Tren"e konuk oluyor  (523)
 17-01-2018 | 15 : 13 03  Ocakçı, Ak Parti pankartlarına tepki gösterdi  (732)
 12-01-2018 | 09 : 42 11  Demirtaş: "Ereğli ekonomisi can çekişiyor"  (706)
 09-01-2018 | 16 : 27 10  Uysal: "Ereğli'nin başına bela olmaya devam edeceğim"  (1635)
 09-01-2018 | 10 : 54 54  Demirci: Zonguldak'ı bilmek, madeni bilmektir"  (284)
 09-01-2018 | 09 : 30 43  Çaturoğlu: "Ereğli Belediyesi 2017'de güzel işler yaptı"  (127)
 08-01-2018 | 13 : 39 23  Çaturoğlu: "Karayolları, 13 milyar liralık yatırım yapacak"  (152)
 08-01-2018 | 10 : 33 08  Çakır, delegeleri kongreye katılmaya çağırdı  (129)
 07-01-2018 | 12 : 56 16  CHP İl Kongresi'ni Umut Başoğlu'nun listesi kazandı  (176)
 06-01-2018 | 10 : 47 43  Vali Çınar: "Tek çare çok çalışmaktır"  (292)
 05-01-2018 | 14 : 10 14  Erdoğan: "Bu, pedofiliyi yavaş yavaş kabul ettirmedir"  (166)
 05-01-2018 | 10 : 04 07  Çaturoğlu: "Süreçler planlandığı gibi devam ediyor"  (196)
 05-01-2018 | 09 : 39 22  Alagöz'ün yerine, Alabaş atandı  (1096)
 04-01-2018 | 14 : 02 11  Turpçu. ""Ekonomik krizin faturası yine emekçilere ödetiliyor"  (134)
 04-01-2018 | 11 : 49 48  "Ben, 'Sayın Uysal'a Hüseyin' demedim, esnaf dedi.."  (169)
 03-01-2018 | 15 : 18 41  Bayrak: "İktidar, asgari ücreti patronlarla birlikte belirledi"  (163)
 02-01-2018 | 16 : 35 16  Furat, adaylığını açıkladı  (201)
 02-01-2018 | 14 : 45 36  Candan: "Uysal'ı, Ereğli'nin başına ben bela etmedim"  (2038)
 01-01-2018 | 16 : 07 30  Tosun: "Yatırım ve çalışmalarımız sürecek"  (156)
 01-01-2018 | 14 : 28 35  Demirtaş: "Zor bir yılı geride bıraktık"  (139)
 01-01-2018 | 14 : 24 04  Çaturoğlu: "Çok önemli gelişmeler bizi bekliyor"  (142)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
Siz, bu okulda okur musunuz?
Hülya ÇOKER
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Ereğlili öğretmen, CERN'e davet edildi
» Genç kadın, denize atlayıp intihar etmek istedi
» "Biz çocukluk arkadaşıyız, kavga etsek de barışırız"
» Uysal: "Ereğli'nin başına bela olmaya devam edeceğim"
» Alagöz'ün yerine, Alabaş atandı
» Uysal, "Kara Tren"de anlatacak…
» Candan: "Uysal'ı, Ereğli'nin başına ben bela etmedim"
» Zonguldak büyükşehir olmadan, itfaiye başkanı hazır
» Çakır: "Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak"
» Ereğli-Devrek yolu için ödenek talebinde bulunuldu
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları