14 : 09 - Turpçu: "AKP'nin hiç umursamadığı illerin başında Zonguldak geliyor"   09 : 39 - Çakır: "Çalışanların kazanımları bizi de mutlu ediyor"   09 : 22 - "Başka Zonguldak yok"   09 : 14 - Kastamanululardan, protokol ziyaretleri   14 : 56 - 81 ille eşzamanlı olarak, Ereğli'de de açıldı   10 : 58 - Madendeki göçükte hayatını kaybetti...   08 : 58 - Madenoğlu: "Başkanımız iyi çalışıyor…"   10 : 04 - Uysal: "Trafik sorununa neşter vuruyoruz"   09 : 37 - Turpçu, Filyos'ta kadınların taciz edildiğini iddia etti   09 : 30 - Zonguldak teşkilatı, Akşener'e gitti…
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Gündem
Demirtaş: "Arabuluculuk sistemiyle adalet taşeronlaştırılıyor"
Demirtaş: "Arabuluculuk sistemiyle adalet taşeronlaştırılıyor"

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, "Arabuluculuk sistemi tüm dünyada, her şeyden önce gönüllülük esasına dayanır. Bizde ise dava öncesi bir zorunluluk olarak işçilere dayatılacaktır. Bu dayatmanın ise, çok büyük sakıncaları olacaktır. Zorunlu arabuluculuk sistemi, özü itibarıyla aslında bir pazarlık sistemidir. İşçi zorla, bu pazarlık masasına oturtulmaktadır" dedi.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 12 Ekim 2017 11 : 03 

TBMM Genel Kurulu'nda geçen hafta görüşmelerine başlanan iş davaları ile ilgili tasarının görüşmelerine devam edildi. Tasarının ikinci bölümü üzerinde konuşma yapan CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, zorunlu arabuluculuk sistemi ile adaletin taşeronlaştırıldığına dikkati çekti.

Konuşmasına Aliğa'da meydana gelen iş kazasında yaşamını yitiren 4 işçiye başsağlığı, yaralılara da şifa dileyerek başlayan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş; şunları ifade etti:

"YARGI ÖZELLEŞTİRİLMEKTEDİR!

Türkiye'de yargı sistemimizin, çok büyük yapısal ve zihinsel sorunları vardır. İş mahkemelerindeki sorunlar da aslında, genel anlamda yargının bir parçası olan sorunlardır.

Adalet Bakanı, bu tasarının komisyon görüşmelerinde, 2016 itibarıyla,  hukuk uyuşmazlıklarının yüzde 15'inin, Yargıtay'ın iş yükünün de yüzde 30'unun iş uyuşmazlıklarından kaynaklandığı, iş davalarının süresinin ise ortalama 434 gün olduğunu,  zorunlu arabuluculuk ile yargının iş yükünün hafifletileceğini, davaların kısa sürede, az masrafla ve etkin olarak çözümlenmesinin amaçlandığını belirtmiştir.

Bu rakamlar aslında bir itiraftır. Ne itiraf edilmiştir? AKP iktidarının yaptığı büyük hatalar sonucu; kalitesiz bir yargı sistemi olduğu, yargının sapır sapır döküldüğü, bu yargı sistemi ile işçilerin adalete erişemediği,  yargının iflas ettiği itiraf edilmiştir.

Getirilen sistemle bu sorunların çözümü için zorunlu arabuluculuk sistemi, önerilmektedir. Zorunlu arabuluculuk ise aslında yargının özelleştirilmesidir. Bu sistem ile iş yargısı özelleştirilmektedir. Adalet dağıtımı zorunlu olarak hakimlerin elinden alınarak, arabuluculara verilmektedir. Adalet, taşeronlaştırılmaktadır.

BATAKLIĞI KURUTUN!

13,5 milyon kayıtlı, kayıtdışı ile birlikte 20 milyon işçinin olduğu ülkemizde, AKP  hükümetlerinin yanlış politikaları sonucu, iş ve çalışma yaşamının çözülemeyen, son derece önemli ve büyük sorunları vardır. Kayıt dışı çalışma, taşeron işçiliği, iş kazaları ve meslek hastalıklarında kırılan rekorlar, sendikalaşmanın önündeki engeller, kadın ve çocuk işçiliği, asgari ücretin düşüklüğü, çalışma sürelerinin uzunluğu gibi sorunlar gün geçtikçe, çözüleceğine büyümektedir.

OECD verilerine göre, Türkiye brüt ortalama kazanç sıralamasında 33 ülke içinde 32'inci, çalışma mesaisinin en uzun olduğu ülkeler sıralamasında birinci sırada, iş gerginliğinde de yüzde 76 ile yine birinci sıradadır. Ülkemiz maalesef,  2017 yılında, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Küresel Haklar Endeksine göre, işçi hakları bakımından 139 ülke arasında, en kötü 10'uncu ülkedir.

Bu rakamlar, AKP iktidarının iş ve çalışma yaşamının sorunlarını çözemediğini açıkça göstermektedir. Alınan yanlış kararlar sonucu, iş ve çalışma yaşamında böylesine büyük sorunlar ortaya çıkmıştır. Yani bu mevcut sistem, soruna yol açmakta; bu  sorunlar da,  dava üretmektedir. Ne yapılırsa yapılsın, iş ve çalışma yaşamındaki bu ağır ve büyük sorunları çözmeden, yargıdaki dava yükünü azaltamazsınız ve yargıyı hızlandıramazsınız. Yani önemli olan sineklerle uğraşmak değil, bataklığı kurutmaktır. Yani sorunları çözmektir…

İŞÇİNİN HAKLARI, PAZARLIK KONUSU!   

Arabuluculuk sistemi tüm dünyada, her şeyden önce gönüllülük esasına dayanır. Bizde ise dava öncesi bir zorunluluk olarak işçilere dayatılacaktır. Bu dayatmanın ise, çok büyük sakıncaları olacaktır. Zorunlu arabuluculuk sistemi, özü itibarıyla aslında bir pazarlık sistemidir. İşçi zorla, bu pazarlık masasına oturtulmaktadır. Peki bu masada neyin pazarlığı yapılacaktır? İşçinin anasının ak sütü gibi helal olan hakları, pazarlık konusu yapılacaktır. İş davalarında davayı açanların yüzde 99'u işçilerdir. Dolayısı ile iş davalarının konusu, işçinin yasal haklarıdır. Düzenlemeye baktığımız da ortaya çıkan şudur.  Arabulucular işçi ile işvereni yan yana getirerek, işçiye diyecektir ki; "…yasal hakların örneğin 40 bin lira ama Türkiye deki davalar 2-3 yıl uzuyor, davayı kazanıp kazanamayacağın da belli değil ama gel sen 20 bin liraya razı ol…" Yani işçinin yasal hakları üzerinde, tam bir at pazarlığı yapılacaktır. Oysa zaten işveren, yasalara göre bu hakları ödemek zorundadır. Şimdi arabulucu bu şekilde işçiyi alacaklarından vazgeçmeye zorlayarak, işverenin avukatlığını yapacaktır.  

ÖLÜMÜ GÖSTERİP, SITMAYA RAZI EDECEKLER!

Zorunlu arabuluculuk sisteminde pazarlık kimler arasında yapılacaktır?

Ekonomik anlamda güçlü olan, her türlü hakkını bilen, avukat tutan işveren ile işten haksızca çıkarılmış ve hiçbir hakkını alamamış, hiçbir hakkını bilmeyen, avukatı olmayan, belki cebinde tek kuruş parası dahi olmayan, işçi arasında…

Eşit olmayanlar arasında yapılacak pazarlıkta, güçsüz olanın taviz vereceği ve yasal haklarının tamamını alamayacağı çok açıktır. Bu sistem, işçinin yasal haklarının önemli bir bölümünü kaybedeceği bir sistemdir.

İşverenin yasal olarak ödemek zorunda olduğu haklarından daha azına razı olmaya zorlanan işçi, ölüm gösterilerek, sıtmaya razı edilecektir.

İŞ DAVALARI DAHA DA ARTACAK!

Taraflar arası uzlaşmayı ilke edinen arabuluculuk, özü itibarıyla bizim de itiraz etmediğimiz bir konudur. Tam tersine toplumda uzlaşma kültürünün artmasını, son derece önemli ve değerli bulmaktayım. Yine, dava sayısının azalması, hızlı, etkin ve az masrafla yürütülen bir yargı sürecinin elbette destekçisi oluruz.

Ancak, bugün konuştuğumuz zorunlu arabuluculuk, tüm bu amaçları karşılamadığı gibi tasarı bu hali ile iş yasalarının işçiyi koruma ilkesine aykırı şekilde,   çalışanların adalete erişiminde çok büyük bir engel olacaktır. Bu hali ile hızlı, etkin ve az masraflı bir yargılama yapılamayacağı gibi, iş davalarının sayısı da patlayacaktır.                          

KÖTÜ NİYETLİ İŞVEREN ÖDÜLLENDİRİLECEK!

Bu sistem yasalara uymayan, işçiyi fazla çalıştıran, ücretlerini ve haklarını ödemeyen kötü niyetli işvereni koruyan bir sistemdir. Arabulucu, bu işverenin borçlarını düşürmeye çalışacaktır. Bu şekilde işçilerin hakları arabulucular tarafından düşürülüp, kötü niyetli işveren karlı çıkınca,  dürüst işveren de, "Niye ben yasal hakların tamamını ödüyorum, ben de ödemem, arabulucu da nasıl olsa alacaklar düşüyor…" diyecektir.

Zorunlu arabuluculuk ile; kötü niyetli işveren mükafatlandırılacak, dürüst işveren ise cezalandırılacaktır. Yani dürüst işverenler bu şekilde, yasaları çiğnemeye teşvik edilecektir.                                                

TASARI GERİ ÇEKİLMELİDİR!

Bu sistem ile "dosya arabulucuya verilmesinden itibaren en geç bir ayda sonuçlandırılır" denilmektedir. Oysa hakkını aramak isteyen işçi arabulucu tevzi bürosuna müracaat ettikten sonra, dosyanın ne zaman tevzi edileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Özellikle büyük şehirlerde tevzi bürolarında bir yığılma olacağı, arabulucuların tevzisinde gecikme olacağı çok açıktır. Yine bu bir aylık süre içinde arabulucu taraflara göndereceği tebligatı bile  yapamaz. Yani bu süre kağıt üzerinde kalacaktır. Bu şekli ile arabuluculuk mekanizması, işçinin adalete erişiminde, yasal haklarını elde etmesinde önemli bir engel olacaktır. İş davalarını da azaltmayıp patlatacaktır. Bu nedenle bu tasarının geri çekilmesi gerekir."


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 234 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 14-12-2017 | 14 : 09 18  Turpçu: "AKP'nin hiç umursamadığı illerin başında Zonguldak geliyor"  (36)
 14-12-2017 | 09 : 14 18  Kastamanululardan, protokol ziyaretleri  (49)
 13-12-2017 | 14 : 56 14  81 ille eşzamanlı olarak, Ereğli'de de açıldı  (95)
 13-12-2017 | 10 : 58 51  Madendeki göçükte hayatını kaybetti...  (71)
 13-12-2017 | 08 : 58 02  Madenoğlu: "Başkanımız iyi çalışıyor…"  (146)
 12-12-2017 | 10 : 04 51  Uysal: "Trafik sorununa neşter vuruyoruz"  (177)
 12-12-2017 | 09 : 37 54  Turpçu, Filyos'ta kadınların taciz edildiğini iddia etti  (105)
 12-12-2017 | 08 : 54 55  İlacı aldı, sabaha çıkamadı…  (208)
 12-12-2017 | 08 : 48 43  Ava gidiyorum dedi, canına kıydı…  (181)
 11-12-2017 | 12 : 14 34  Ereğli, görücüye çıktı...  (160)
 11-12-2017 | 11 : 35 40  Ormanda mahsur kaldılar…  (145)
 11-12-2017 | 10 : 50 39  Uysal, kent içi ulaşım hakkında açıklama yapacak  (89)
 10-12-2017 | 12 : 41 30  Kadın Platformu: "İnsan hakları bir bütündür"  (116)
 10-12-2017 | 09 : 51 09  Ereğli CHP örgütünde 2. Ocakçı dönemi  (82)
 10-12-2017 | 09 : 32 59  İtfaiye ekiplerinden acil'de operasyon  (105)
 08-12-2017 | 23 : 57 18  Ortalık savaş alanına döndü…  (349)
 08-12-2017 | 23 : 55 50  AVM içindeki kavgada kan aktı  (299)
 08-12-2017 | 14 : 56 46  Çakır: "Hüsrana uğrayacaklardır"  (140)
 08-12-2017 | 10 : 58 18  Uysal'dan, devamsız meclis üyelerine ince sitem  (119)
 08-12-2017 | 09 : 58 01  Minibüs, çekiciyle kurtarıldı  (273)
 08-12-2017 | 09 : 54 17  Ruhsatsız silahla intihar etti  (358)
 08-12-2017 | 08 : 18 33  Halk otobüsçüleri isyan bayrağı açtı  (213)
 07-12-2017 | 11 : 52 53  Göztepe'de, mutlu sona doğru mu?  (182)
 07-12-2017 | 10 : 48 52  Altay: "Şimdi Kudüs özgürlüğe aç"  (100)
 07-12-2017 | 08 : 15 32  5 vekil bir arada… Ereğli'yi dinledi…  (162)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
FİRARİ BOĞA VE BOĞAÇHAN
Hülya ÇOKER
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Muhittin GÜRLEK
BARIŞ İSTEMEK, İNSAN OLABİLMEKTİR

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Halk otobüsçüleri isyan bayrağı açtı
» 5 vekil bir arada… Ereğli'yi dinledi…
» Akyüz, adaylığını açıkladı
» Demokrat'ın 30. kuruluş yıl dönümünü kutladılar
» "Derhal görevinden istifa etmeli!"
» Çakır: "Ereğli-Devrek Yolu, planlandığı gibi tamamlanacak"
» "Belediye kaçak binada hizmet veriyor" iddiası…
» "Fabrikalara gidecek balıklar vatandaşlara satılıyor!"
» Ertürk: "AK Partinin Atatürkçülüğü gerçekçi değil"
» Ünlü sanatçı Haluk Levent, madencileri ziyaret etti
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları