12 : 40 - Posbıyık: "İlk günden itibaren ben sahip çıktım"   10 : 02 - Kenevir yetiştiriciliği eğitimi verilecek   09 : 59 - Oğuz çifti, eğitime destek vermeyi sürdürüyor   15 : 08 - "Kedilerin Babası", Ajda Pekkan'a çağrıda bulundu   14 : 16 - Hediyelik eşya satıcıları Başkan Posbıyık'a tepki gösterdi   13 : 12 - Festival programı belli oldu...   12 : 26 - Ereğli'yi, Diyarbakır'da başarıyla temsil ettiler   10 : 21 - Refüjü aşıp dereye uçtu   15 : 24 - Yeşil: "Yeraltından çıkan en büyük cevher insandır"   15 : 12 - Cumhuriyet Tırı Ereğli'ye gelecek
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Gündem
Keleş: "Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım"
Keleş: "Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım"

Demokrat Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Keleş, 31 Mart yerel seçimleri öncesi yaptığı açıklamada, "Seçimi kazanmaya en yakın, güçlü aday Posbıyık. Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım. İşte neden Halil önden başladı. Sen çünkü elindeki belediyeyi doğru yönetmediğin gibi sorumluluğunu da almadın. Bence en güçlü, kazanmaya en yakın aday Halil Posbıyık'tır" dedi. Keleş, Demokrat FM'de katıldığı Gündem Özel programında Erdemir'deki taşeron sorununun çözümüne ilişkin, "Şimdi Taşeronu çözdük diyorlar. Bunu Cumhurbaşkanı çözmüşse o neden söylemiyor. Şahin neye güvenerek bu işi çözdüm diyor. Diyelim ki Erdoğan talimat verdi. Peki Erdemir bu konuda bir açıklama yaptı mı. İşin tarafı olarak yaptı mı? Hayır. Eğer bu iddialar doğruysa Erdemir yönetiminin ağzını açmaması komik geliyor" ifadelerini kullandı.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 29 Mart 2019 14 : 24 

Demokrat Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Keleş, Demokrat FM'de Demokrat Yayın Grubu Genel Müdürü Hülya Çoker tarafından hazırlanıp sunulan gündem özel programında 31 Mart yerel seçimleri öncesinde adayların son durumu, verilen vaatler ve olası sonuçlar üzerinde değerlendirmede bulundu.

Seçimin gerçek kazananının Ereğli olması dileğinde bulunan ve kazanan tarafa itidal tavsiyesinde bulunan Keleş'in değerlendirmeleri ana başlıklar halinde şöyle:

SEÇİMİN NİTELİĞİ SAPTI

31 Mart günü yeni bir seçime gidiyoruz. Kazananlar olacak kaybedenler olacak. Fakat bizde ilginç bir durum var. Yenilenler hep bir açıklama bulup seçimden zaferle çıkıyor. Bu Türkiye'ye has bir durum. Seçimlerin hiç kaybedeni olmuyor. Bir şekilde alınan sonucu başarı olarak görüyor, gösteriyorlar. Bu tüm partiler için geçerli. Gerçi Ak Parti açısından bazı oy oranı kaybı dışında açık bir yenilgi yaşanmadı ama genel tablo bu.

Önce şunu tespit edelim. Bu seçimin genel iktidarla bir alakası yok. Bir yerel seçim. Ama genel seçim havasına soktular. Millet ittifakı aksini söylesede genel bir seçime döndü. Son olarak cumhurbaşkanı da 5 yıl görevimin başındayım diyerek bu havayı kısmen kırdı.

ÖZEL BİR ŞİRKETE MÜDAHALE ÖZELLEŞTİRMENİN RUHUNA AYKIRI

Ereğli'ye dönecek olursak, Ak Parti seçime çok kısa bir zaman kala yeni vaatlerle yarışta avantaj sağlamaya çalıştı. En büyük vaatlerini de Erdemir üzerinden vermeye çalıştılar. Birincisi Erdemir'in yapacağı yatırım ve bin yeni işçi alacağı, ikincisi de mevcut taşeron işçilerin kadroya geçirileceği. Bunlara biraz gerçekçi, sağduyulu yaklaşmak lazım. Erdemir'in işçi politikasını Erdemir yönetimi belirler. Erdemir'in yapacağı yatırımın siyasette nasıl bir karşılığı olacak. TTK'da tamam Enerji Bakanlığı yaptı. Ama Erdemir de bu iş tamamen Erdemir ve OYAK yönetimini bağlar. Özel bir şirkete müdahale, özelleştirmenin ruhuna aykırı. Erdemir e işçi alınacak açıklaması sadece insanları rahatlatmaya dönük bir açıklamadır. Son tahlilde siyasetin vereceği bir karar değil ve siyasete tahvil edilmesi zor gibi.

Erdemir yatırım yaptı diyelim. Yarın sabah işe alım başlamaz. Bunlar ciddi maliyet ve zaman alacak yatırımlar.

ERDEMİR'İ OYAK YÖNETİYOR

Şimdi herkesi kadroya almak ta ayrı bir sorun. Erdemir teknolojik olarak kendini sürekli yenileyen bir kurum. Bu anlamda ciddi bir kadro eğitimi gerekir. İşe alacakların hangi eğitim seviyesinden, hangi kademeden olacak. Taşeron çalışanların eğitim düzeyi mesleki birikimi buna yeterli mi? Bu net değil.  Bu bir de yatırım şartına bağlanmış. Bunun tümüyle gerçekleşme şansı var mı? Yok gibi. Erdemir 15 yıl önce 7 bin işçiyle çalışırken bu yıl 4 bin kişiyle çalışıyor. Bunun da bir hesabı var. Bir ton çelik kaç işçiyle üretilirse karlı olur? Hesap buna göre yapılır. Sayı buna göre belirlenir.

Erdemir'in yatırımının Ereğli'ye birkaç yıl içinde bir karşılığı olacağını düşünmüyorum. İşe adam sokmakta belediye başkanlarının da bir yaptırım gücü olacağını zannetmiyorum. Tek kullanacakları argüman çevre kirliliği kalıyor. Buna da ancak çevre bakanlığı müdahale edebiliyor. Yani belediyenin Erdemir üzerinde hiçbir ağırlığı yok.

Bu OYAK'ın bağımsız şirket olması nedeniyle böyle. Eskiden yönetimi siyaset belirlerdi. Şimdi şirket belirliyor. Nasıl müdahale edeceksin?

CUMHURBAŞKANI'NIN EREĞLİ MİTİNGİ

Erdoğan Ereğli'de dinlediğim kadarıyla olabilecek bir şey söylemedi bence. Örneğin bir il sözü bekleniyordu, buna hiç girilmedi. Tamam. Karabük, Bartın eskiden yapıldı. Şimdi bu şans da yok. Karabük gerçekten gerekliydi. Bartın da siyaseten il yapılmıştı. İki il çıkmış. Şimdi bir de Ereğli çıksa ortada ne kalacak. Kaldı ki Ereğli il olsa abat mı olacak. Sadece makamların ismi değişir. Kaymakamlık Valilik olur. Diğer bazı kurumlar isim değişir. Az bir miktar memur sayısı artar.

Kaç kişiye konuştu. Sayı 50 bin olsa ne olur 20 bin olsa ne olur. Dışarıdan gelenler çoktu bu bir. Orada sadece 10 bin kişi ancak vardı. Çünkü kalabalığın yoğunlaştığı alan zaten çevrilmişti ve metrekare hesabı ortada. Ama sorun sayı değil orada konuşulanlardı.

ERDEMİR VE TAŞERON

Taşeron sorunu bu günün sorunu değil. Kamuda bir biçimde çözüldü. Bu da tam çözüldü denemez. Her şeyin başı ekonomi. Erdemir neden taşronlaşmaya gitti. 2002'de Erdemir tüm çalışanları kadro yaptı. Takaslar yapıldı. Birçok deneyimli çalışan gitti. Erdemir yüksek işçi maaşı ödüyorum düşüncsiyle kendi içinde yeniden taşeronlaşmaya gitti ve kendi bünyesinde birçok birimi taşeronlaştırdı. Ama eskiden, Erdemir taşerona alırken bile seçici davranırdı. En az sanat okulu mezunu alırdı. Bunları 2 yıl çalıştırır sonra kadroya alırdı. Şimdi kadroya da alsa ancak yedi yılda normal bir işçi ücretine ulaşıyorsunuz.  Burada Erdemir sadece üst işveren sıfatıyla sigorta ve maaşları ödüyor geri kalanı da taşeron şirkete veriyor başka sorumluluk almıyor.

SENDİKA BAŞARILI MI?

Sendika şimdi çok başarılı olduk diyor. 2008'de peki maaşları enden  3 de 1 indirdiniz. Neyin pazarlığını yaptınız. Böyle bir indirim Türkiye tarihinde yoktur. Bu işveren yanlısı bir sendikacılığın açık göstergesidir. Kaldı ki o tarihten sonra en az 1000 kişi işten çıkartılmıştır. Yetki aldığınız yıllarda 7 bin civarında sendika üyesi varken bu rakam bu gün 4200'dür. Bu neyin başarısıdır. 2008 yılında insanlar bir standartta yaşarken birden yarı yarıya maaş indirimini kabul ettiniz. Sen işçinin hakkını savunacağına, otel yaptın, ticaret yaptın. Kimsenin aklıyla alay etmesinler . Ortada bir başarı yok.

ŞAHİN YALANCI DEĞİL AMA DOĞRU SÖYLEMİYOR

Şimdi Taşeronu çözdük diyorlar. Bunu Cumhurbaşkanı çözmüşse o neden söylemiyor. Şahin neye güvenerek bu işi çözdüm diyor.

Diyelim ki Erdoğan talimat verdi. Peki Erdemir bu konuda bir açıklama yaptı mı. İşin tarafı olarak yaptı mı? Hayır.  Eğer bu iddialar doğruysa Erdemir yönetiminin ağzını açmaması komik geliyor. Eğer böyle bir durum varsa Erdemir Genel Müdürü çıkar kamuoyu önünde anlaşılır bir açıklama yapar. Çünkü işin asıl sahibi onlar. Ama bu yok. Bunlar tek yanlı açıklama yapıyor.

Siyasilerin her dediğini de ciddiye almamak gerekir. Cumhurbaşkanı günde üç yere gidiyor. Her gittiği yerde her söylenen aklında mı kalacak. Öyle şifai konuşmalarla olmaz. Dosya verirsin, sonra inceler bir sonuca varılır.

Miting alanı mesele çözüm alanı değil ki. Orada genel geçer şeyler konuşursunuz. Kaldı ki stattan alana gelene kadar yaşanan birçok şeyler söyleniyor. Bunlar neden açıklanmıyor.

Bence Şahin yalan söylemiyor diyemem ama doğru söylemiyor.

SORUMLUSU KİM OLACAK

Yarın öbür gün bu taşeron sorunu çözülmezsse sorumlu kimdir. Doğal olarak bir anlaşma var ve olmuyorsa sorumlu Erdemir'dir. Burada Şahin'in sorumluyum demesinin bir anlamı yok. 2014'te verdiğiniz sözlerin hiç biri olmadı eonun sorumlusu kim?

2014'te de yine sendikayla dönemin milletvekilleri işçileri taşerondan kadroya geçeceksiniz diye yönlendirme yapıldı. Şimdi işçiler 2014'te söz verdiniz yapmadınız, yine bu sözle bizi kandırıyorsunuz diyorlar. O zaman bu söze inanıyorlarsa buna bir şey diyemem. İnsan sadece başkasının aklını kıskanmaz. Herkesin aklı var. Bunu değerlendir ona göre karar ver. Demek ki siyasilerin her dediğine inanmamak gerekiyor.

Tabii 2014'te atmosfer farklıydı. Halil Beyin birçok kurumla sıkıntısı vardı. Bu sıkıntı üzerinden diğer vaatler etkili oldu. Bu gün o vaatler hala yapılmamış. O zaman o pilavı bir daha yeme. Ama insanlar hayal ettikçe mutlu oluyorlar ve o hayali yine yerlerse söyleyecek bir şey yok.

Eskiden Erdemir de bir aidiyet duygusu vardı. Her çalışan orayı kendi işi gibi görürü. Bunu da mahvettiler.

Özetle, o bunu dedi. Şu bunu dedi. İnanmayın arkadaşım. Madem yapacaklar neden seçimden sonra. Şimdi yapın. Elinizi bağlayan ne var. Belediye seçimiyle işe alınmanın ne alakası var. Kadroya alınmanın ne alakası var. Bunlar iki farklı şey.

BU ADIMLAR EREĞLİ'YE SEÇİM KAZANDIRIR MI?

Şimdi, Cumhurbaşkanı baş danışmanı Saadet Oruç, Şahin'in vaatleri için, "bu sadece fragman, arkası gelecek" diyor. İyi de bu fragmanın altını neyle hangi somut  gerçeklerle dolduruyorsunuz. Millete güveniyorum ben. Bir sallanır, iki sallanır ama sonuçta doğruyu bulur. Bakın rahmetli Ecevit yüzde 1'le gitti. ANAP ha keza öyle.

Siz zannetmeyin ki insanlar sessiz sedasız her şeye katlanıyor. Ha bu yaşananlardan sonra insanlar oyunun rengini değiştiremiyorsa bu biraz da muhalefetin güven vermemesiyle alakalı. İnsanlar neden bu eziyeti çekmeye razı geliyor da size oy vermiyor. Demek ki siz de bir eksik var. 1950'den beri Türkiye'de hep sağ iktidardır. Sağ 50 yıldır solun ekmeğini yemiş ama sol bir şey yapamamış. Niye? Şimdi de milliyetçilik öne çıkıyor. Avrupa'da da böyle biz de bizde. Bunların analiz edilmesi lazım. Günlük siyasetle bu işler olmaz.

VARLIK KUYRUĞU

Genel ekonomik gidişata da değinmek lazım. İstanbul'da Ankara'da kurulan tanzim satışlar var. Bu kuyrukları, varlık kuyruğu diye adlandırıyorlar.

Kuyruk neden olur? Eskiden benzin kuyruğu vardı. Benzin kıttı. Parası çok olan bir biçimde alırdı. Diğerlerde kuyrukta beklerdi. Bu günkü tanzimler kime hitap ediyor. Dar gelirliye. Bir sürdürülebilirliği var mı yok. İnsanlar gidip saatlerce kuyrukta bekleyecek. Varlık kuyruğu nedir. Menşei dışarıda olan mağazalar var. Bu markayı almak için sıraya giriyor. Varlık kuyruğu budur. Yoksa temel tüketim ihtiyacı almak için girilen kuyruk yokluk kuyruğudur. Soğanı pazar fiyatında alamadığı için o kuyruğa giriyor. Ama parası çok yeni moda bir ayakkabı için kuyruğa giriyor. Varlık kuyruğu odur.

CHP VE DİĞER ADAYLAR

CHP'nin Derman Belediyeciliği sözü hoş geliyor. Herkese dokunan çare bulan anlamında. Ama Ereğli özelinde geçmişe baktığımızda kime derman olmuştur. Bizde geçmişi değerlendirme eksiği var. Feçmişte Posbıyık belli gruplarla kavga etmiştir. Söz verdim etmeeyceğim diyor. Huylu huyundan vaz geçer mi. Geçmezse sağlığına da zararlı. Sağlığını da düşünüyorsa kavgadan uzak durun. Normalleşsin. Herkesi kucaklaşsın. Kazanırsa seksen yaşından sonra 80 yaşında veda eder herhalde. Bizde garip bir uygulama var. 65 yaşından sonra siyaset yaparsın ama tapu da imza atamazsın.

Seçilme hakkı kimsenin tekelinde değil. Diğer adaylarda var. Hepsi kazanma iddiasında.

Çok zor şartlarda aday oldu. Bunun kıymetini bilsin. Kazanırsa kavgasız dövüşüz gitsin. Mesela bu gün ak parti de olup da yarın belediye ile işi olabilecek insanlar ortada çok gözükmüyor. Niye? Ya posbıyık kazanırsa diye. Aynı durum diğer cephe için de böyle. Ne kadar kötü bir durum. Oysa herkes işine baksa düşüncsini rahat söylese bir sorun kalmaz. Halil Bey de şimdi güvence vermeli Şahin de. Seçim de olanlar seçimde kalmıştır. Şimdi artık birlikte Ereğli'yi yöneteceğiz. Siyaset bitti, desinler.

Halil Bey'den istediği tek şey. Kimseyle kavga etmemesidir.

Yaş itibarıyla tabi ki yapabilir. Ama iyi bir kadro kurup kendisi daha çok temsil düzeyinde kalmalıdır.

Siyasetçiler eleştiriyi bir düşmanlaşma emaresi olarak görüyor. Oysa eleştiriden insan ders çıkarır. Muhalifin yoksa doğru mu yanlış mı yaptın nerden bileceksin. Belki Cumhurbaşkanımızın da sıkıntısı bu. Yani eleştiri şart ve tahammül edilmeli.

Bu seçimde Cumhur ittifakı zayıflarsa bu Millet İttifakı'nın değil milletin kendi başarısı olacaktır.

AK PARTİ SON BEŞ YILI SAHİPLENMELİYDİ

Halil Beye bir teveccüh var evet doğru. Ama başkasının başarısızlığından başarı devşiremezsin. Şimdi Ak Parti başarısız demekle olmaz. Yine Uysal'ın aday olması yanlıştı. Yani başkan yaparken iyi yapmayınca kötü. O zman senin karakterinde bir sıkıntı var. Ak Parti ise hem Uysal'ı aday yapmadı yaptıklarına da sahip çıkmadı. Oysa o bunları Ak Partili kimliğiyle yaptı. Bunu da anlamış değilim. Bence Ak Parti geçmiş süreci sahiplenip özeleştiri vermeliydi.  Geçmişi inkar etmekle işin içinden çıkılamaz.

Uysal sizden aday oldu mu oldu. Başkanlığı kazandı mı kazandı. E şimdi ne değişti. Aday yapmayabilirsin ama sürece sahip çıkarsın.

Ben isterdim ki Ak Parti'nin 2014'teki kitapçığı alıp şunu yaptık, bunu yapmadık diyerek bir hesap vermeseydi.  En büyük hataları kendi belediye başkanlarına bu gün istifa etmişse dahi sahip çıkmamaktı.

GÜÇLÜ ADAY POSBIYIK

Seçimi kazanmaya en yakın, güçlü aday Posbıyık. Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım. İşte neden Halil önden başladı. Sen çünkü elindeki belediyeyi doğru yönetmediğin gibi sorumluluğunu da almadın. Bence en güçlü, kazanmaya en yakın aday Halil Posbıyık'tır.

Uysal'ın ilk adaylık açıklamasında ben seçilme şansı sıfırdır demiştim. Bu gün o sıfırı da geri alıyorum. Bu kent sana beş yıl hizmet etme şansı verdi. Ne yaptın. Evet Ereğli'yi yönetmek zordur. Ama yönetmek için de bir gayret gerekir. Sen gayret bile etmedin. Bilmeyebilirsin ama öğrenebilirdin. Ama öğrenmeye de gayret etmedin. Sonra da gittin BBP'ye bulaştın. Ne gerek var. Sen şükret, bu kenti ben beş yıl yönettim de köşene çekil. Şimdi de belediye imkanlarıyla çalışma yürüttüğü söyleniyor.

 DSP neyin peşinde. İki sefer Halil Posbıyık'a zarar verdiler. Siyasette herkes yarışır doğru. Ama bir iddian varsa ve adayın doğruysa yaparsın bunu. Tamam Saadetin adayı Saadetli ona bir şey diyebilir miyiz. MHP adayında da bir sapma yok. Uysal tam sapmış.

Geçmişte MHP'nin adayı Mevlüt iyi çalışmıştı. Bunlar aynı oyu alabilir mi bilemem. İyi parti adayı da ikisi de aynı kökenden geliyor. Bir anlamda ülkücülerin temsilcisi kim olacak gibi. Ama bence MHP biraz daha önde.

SEÇİMİN KADERİNİ SON 24 SAAT BELİRLER

Keşke tüm partiler ittifaklı olarak seçime girseydi de bu denli aday karmşası olmasa ve meclis bölünmeseydi. Çünkü meclis kentin kalbidir. Başkanı denetleeycek, yeri geldiğinde onu uyaracak kurumdur. Keyfi yönettim mi kurallı yönetim mi onlar belirler.

Seçimde son 24 saat seçimin kaderini belirler. Hatta son seçim yasaklarının başlamasıyla kapı ardından ikili ilişkiler başlar. Seçmenin kafasını çelecek birçok şey söylenir. Misal bir partinin adayına gider derler ki başkanlıktan sen çekil de mecliste yine oy alın.

Nihayetinde yarış Posbıyık'la Şahin arasında geçecek. Eğer Sayın Erdoğan'ın gelişini iyi değerlendirselerdi Şahin'in şansı fazlaydı. Şimdi ortada gibi gözüküyor. Sendika ne oranda etkiler. 2014'teki düzeyde değil asılmaları. Genel Başkanın gelmesi, konuşmaların inandırıcılığında sorun var. Kaldı ki Erdemir'de çalışan da azaldı. Pek emin değilim. Etki edebileceği yönünde. Verilen sözün tarafı Erdemir'dir. Erdemir resmi bir açıklamayla bunu doğrulmadıkça bu vaadin bir anlamı yoktur.  Çekişmeli bir yarış olacak.

ABARTILI SEVİNÇ GÖSTERİSİ İYİ DEĞİL

Kazanan zafer çığlığı atacaktır. Benim tavsiyem, itidalli olsunlar. Sonuçta bir ilçenin belediyesini kazanacaklar. Kaybedenlere saygı göstersinler. Öyle gösterilerle bu işi karşılarlarsa o zaman Ereğli kaybeder. Benim önerim budur. Şımarmaya, heyecana gerek yok. Şükretsin, başarısını sakince hazmetsin. Her aday için bunu söylüyorum. Ereğli kazansın.  Ereğli için, ülke için hayırlı olsun. Halkımız sandığa gitsin, oyunu kullansın, tercihini göstersin ki yarın şikayet etmesin. Oyunu vereceksin sonra eleştirini yapacaksın. Kaybeden için dünyanın sonu değil, kazanan içinde başlangıç değil.  Ama kazananın da işi çok zor bunu belirteyim.


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 2081 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 2 )

Sayfa : [1]
Keleş: "Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım"
10 numara bir yorum olmuş. Kimsenin dile getiremediğini yazmışsınız. Tebrikler.
Gön : ByKaL  30 Mart 2019 : 18:50:02  Zonguldak

Keleş: "Allah'ın bildiğini kuldan saklamayalım"
sarı sendikanın,sendikka agaları...hesap orta da kalmaz...
Gön : adalı  30 Mart 2019 : 18:22:48  Zonguldak

Sayfa : [1]
Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 27-06-2019 | 12 : 40 59  Posbıyık: "İlk günden itibaren ben sahip çıktım"  (33)
 27-06-2019 | 10 : 02 51  Kenevir yetiştiriciliği eğitimi verilecek  (75)
 26-06-2019 | 15 : 08 33  "Kedilerin Babası", Ajda Pekkan'a çağrıda bulundu  (200)
 26-06-2019 | 14 : 16 07  Hediyelik eşya satıcıları Başkan Posbıyık'a tepki gösterdi  (255)
 26-06-2019 | 13 : 12 02  Festival programı belli oldu...  (219)
 26-06-2019 | 10 : 21 16  Refüjü aşıp dereye uçtu  (235)
 25-06-2019 | 15 : 24 35  Yeşil: "Yeraltından çıkan en büyük cevher insandır"  (306)
 25-06-2019 | 15 : 12 25  Cumhuriyet Tırı Ereğli'ye gelecek  (337)
 25-06-2019 | 13 : 49 53  Çarşı ortasında yere yığıldı, vatandaşlar müdahale etti  (398)
 25-06-2019 | 13 : 39 37  Posbıyık, iş başı yapan madencilere başarı diledi  (319)
 25-06-2019 | 12 : 56 32  Metruk bina tehlike saçıyor  (355)
 25-06-2019 | 12 : 27 25  "DSİ temizlemiyorsa, Alaplı Belediyesi temizler"  (238)
 24-06-2019 | 15 : 43 32  Yeşil: "Ücretlerle ilgili teklif bakanlığa sunuldu"  (364)
 24-06-2019 | 15 : 05 22  Kent Konseyi'nden Başkan Posbıyık'a ziyaret!  (364)
 24-06-2019 | 14 : 37 45  "ŞEREFLİ HIRSIZLIK"  (10)
 24-06-2019 | 13 : 39 40  Posbıyık: "Hırsızlığın da şereflisi vardır"  (331)
 24-06-2019 | 12 : 13 50  Oktay anısına Mevlid-i Şerif okutuldu  (297)
 23-06-2019 | 15 : 23 08  Polis memuru tedavi gördüğü hastanede yaşam savaşını kaybetti  (461)
 23-06-2019 | 11 : 51 48  Öğrencilerden örnek davranış  (447)
 23-06-2019 | 11 : 42 36  Posbıyık: "Belediye toparlandıktan sonra kreş sayısını arttıracağız"  (444)
 22-06-2019 | 16 : 43 29  60 metre sürüklenen araçta yaralanan olmadı  (508)
 22-06-2019 | 13 : 48 59  Fotoğrafları yakarken yangın çıktı  (519)
 22-06-2019 | 13 : 22 28  Alaplı felaketin eşiğinden döndü  (431)
 21-06-2019 | 16 : 48 17  Ereğli Belediyesi teyakkuzda  (553)
 21-06-2019 | 14 : 27 07  Ereğli'de köyler su altında kaldı  (518)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
"ŞEREFLİ HIRSIZLIK"

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Kaymakam Çurumluoğlu'ndan 99. Kurtuluş Yılı mesajı
» Posbıyık, her perşembe halk toplantısı yapacak
» Artık aramızda 306 gönüllü-sivil polis var!
» TSO'dan, kardeş ziyareti
» Demirtaş: "Tedbir alınmazsa Zonguldak hayalet kent haline gelecek"
» Belediye, bilet satış noktalarını kaldırdı
» Çakır: "Görevimin başındayım, hizmete devam edeceğiz"
» Posbıyık, icraata Ereğli sahilinden başladı
» Posbıyık'ın talimatıyla seyyar tezgahlar kaldırıldı
» Ak Parti'de il ve ilçe örgütleri gözden geçiriliyor
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları