13 : 46 - Sağlık için meyve yediler...   13 : 40 - Tezgahlarda en ucuz balık hamsi   12 : 58 - Demirtaş, yerli çelik için araştırma önergesi verdi   12 : 37 - Motosiklet cayır cayır yandı…   12 : 31 - Keleş: "Birlikte her şeyi başarabiliriz"   12 : 21 - Refüje çarparak takla attı   11 : 27 - Kadınlar, Ereğli'de, Kadın Sığınma Evi istiyor…   16 : 40 - Ak Ocaklar, proje tanıttı   14 : 09 - BBP, AK Parti-MHP ittifakında yer alacak   12 : 18 - BİK'ten dezenformasyon uyarısı
 
 
ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
FOTO GALERİ
DİĞER
Firma Profili | Yayın İlkeleri | İletişim | Sitene Ekle | Arşiv | Rss | MOBİL BÖLÜM
ANA SAYFA  / Gündem
Uysal. "Bazen bildiklerimden ben de korkuyorum"
Uysal. "Bazen bildiklerimden ben de korkuyorum"

Ak Parti ESKİ yöneticilerinden, gazeteci Mustafa Uysal, Demokrat FM'de katıldığı "Kara tren Programı'nda, "Eğer bir konu hakkında yazıyorsam, yazdıklarım o konu hakkında bildiklerimin onda biri kadardır. Daha önce de söyledim. Bazen Ereğli hakkında bildiklerimden korkuyorum. Gerçekten korkuyorum. Öyle şeyler öğreniyorsun ki şaşırıyorsun" dedi.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       
 30 Ocak 2018 18 : 59 

Gazeteci Mustafa Uysal, Ereğli Demokrat FM'de, Şenol Azman tarafından hazırlanan "Kara Tren" programına konuk oldu.

Programda Azman'ın sorularının yanı sıra, Ereğli siyaseti ve gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Uysal, Ereğli'de, Ak Parti içinde kimi isimlerin, kendi şövenist duruşunu gizlemek için, kendisi gibi düşünen insanları "şövenizmle" suçladıklarını ileri sürdü.

Ereğli'de, bazı istisnalar dışında ticarete yön veren dışarıdan gelen isimleri, "kendilerini Ereğli'nin sahibi olarak görnekle eleştiren Uysal, Demokrat Yayın Grubu Sahibi Yalçın Keleş için, "Beğenirsiniz beğenmezsiniz. Ama bu gün Ereğli'nin ağabeylere ihtiyacı var. Yalçın Keleş bu isimlerden biriydi. Siyasete, ekonomiye ve Erdemir'e yön veren önemli bir isimdi" şeklinde konuştu.

 

Programa kendini tanıtarak başlayan Uysal, sosyal medya hesabı üzerinden açtığı sayfada her hafta, Mustafa Uysal yazıyor başlığı altında genelde Ereğli kamuoyunu yakından ilgilendiren konuları analiz ettiğini belirterek, "bu yazılarım takipçilerim tarafından yoğun bir ilgi görüyor ve her hafta beklenti oluşturuyor. Zaten siz de bu ilgi ve alaka üzerinden beni yayına aldınız sanırım. Sağolsun takipçi ve destekçilerim böyle bir çalışmayı sürdürmede beni motive ediyor. Tabii ki herkes herkesi sevmek zorunda değil. Beni seven de olacak sevmeyen de" dedi.

Uysal'ın, program boyunca Azman'ın sorularına verdiği cevaplar ve değişik konular hakkında ki yorumları şöyle:

HERKES SEVERSE ANORMALLİK OLUR

Şenol Bey benim şöyle bir hayat felsefem var. Bir kişiyi eğer herkes seviyorsa o insanda bir anormallik vardır. Ya doğruya taraf değilsindir ya herkesi idare ediyorsundur. Samimi olmadığın düşüncesi oluşur. Bu nedenle ben, sevenlerim olduğu kadar, sevmeyenlerimin de olmasından gocunmam, üzülmem. Ben de nihayetinde kendi bakış açıma göre elimden geldiği kadar Ereğli'yi yorumluyorum.

AK PARİT'DEN İHRAÇ ve ERDEMİR'DEN AYRILIŞ SONRASI TİCARİ GİRİŞİMLER

O dönem, şu anki MÜSİAD Ereğli Şube Başkanı İbrahim Sezerle bir ticari girişimimiz oldu. Bu konuda eksik veya yanlış bilinenler var. Kısaca açıklayayım. Alanya'da bir AVM'de restoran açma projemiz vardı. Alanya'nın yapısını fazla bilmediğimiz için yatırıma başlarken oranın alkollü olması gerektiği sonucuna varınca İbrahim Bey ortaklıktan ayrıldı. İbrahim Bey siyasette bir yerlere gelmek isteyebilir. Dolayısıyla birileri onun bu yumuşak karnından vurmak istiyor olabilir. Ama öyle bir durum yok. Orada hiçbir alkollü satış yapılmadan İbrahim Bey zaten ortaklıktan ayrıldı. İbrahim Beyi siyasette ekarte etmek isteyen arkadaşların başka bir kapı veya çözüm bulmaları gerekir. Bunu düzelttikten sonra kendime geleyim. Erdemir'deki iş hayatım sona erdikten sonra Ereğli'den gitmekle kalmak arasında ciddi bir bocalama yaşadım.

SİYASET VE TİCARETTE TECRİT EDİLDİM

Fazlı Bey milletvekiliyken kendisiyle bir sürtüşme yaşadık. Bu sürtüşmeden kaynaklı olarak bir de yaşımın genç olması ve siyasi tecrübesizlik nedeniyle sık sık, gerekli gereksiz karşı karşıya geldik. Tabii bu süreçte arada laf taşıyan, düşmanlık üreten bir çok arkadaşımız oldu.

Siyasette ve ticarette tecrit edildim. Bu tecrit karşısında da başka bir çözüm bulamayınca Ereğli'den ayrılmaya karar verdim. İyi ki de gitmişim. En azından psikolojim düzeldi. Farklı bir kente gitmek, kendimi dinlemek benim için de bir artı oldu. Şu an niye gittim diye de hayıflanmıyorum. Sürgün demek biraz mecaz olur. Çok da metazori gitmedim. Kendim planladım. Ama gitmek zorunda hissederek gittim. Bu anlamda sürgün denecekse, evet yayarlı bir sürgün oldu.

EREĞLİ BENİM MEMLEKETİM

Ereğli'ye tekrar döner miyim? Ereğli benim memleketim. Şartlar ve durum ne gösterir bilmiyorum. Gönül her zaman kendi memleketinde olmak ister. Neden olmasın. Uygun şartlar olursa Ereğli'de olmak isterim.

SOSYAL MEDYADAKİ YAZILARIN OKUNMA ORANI

Ereğli'de şöyle bir sıkıntı var. Ereğli'de gazetecilik adı altında gazetecilik yaptığı iddiasında olan bir sürü insan var. Arkadaşlar beni mazur görsün ama gazeteci yok. Bir kısmı patron gazeteciliği yaptığı için dengeyi tutturmaya çalışıyor. Bir kısmı mesleki donanımı yeterli olmadan gazete patronu olmuş olabilir. Yazılarım neden çok okunuyor? Ben Ereğli siyasetini yaklaşık 18 yaşımdan beri takip ediyorum. Önce gazeteci olarak sonra da siyasetçi olarak takip ettim. Bugün yaşanan bir olayın evveliyatını, arka planda yaşananları, bu gün siyasette olan birisinin geçmişini, geçmiş siyasi duruşunu, bunları yakından bildiğim için, bunları yorumluyorum. Bir de ben okuyorum. Antalya'ya gittikten sonra burada ara verdiğim okuma alışkanlığımı yeniden kazandım. Bazen ayda 7-8 kitap bitiriyorum. Okumanın insana çok şey kattığına inanıyorum. Bu şekilde kendimi geliştirmeye çalışırken Ereğli'yi de gerçekten takip ediyorum. Bu afaki değil, Ereğli'yi olan olayları ciddi anlamda takip ediyorum. Bunun için bir emek sarf ediyorum. Birileri, "ya kardeşim senin bildiğini biz de biliyoruz" diyebilir. O zaman yazın. Bu emeğe saygısızlık olur. Ben bin kilometre uzaktan Ereğli'yi takip ediyorum. Ereğli'yi yorumluyorum. Ama ne hikmetse birileri kendi beceriksizliğini beni eleştirerek ekarte etmeye çalışıyor. Ben her gün sadece bir saat Ereğli ile ilgili telefon görüşmesi yapıyorum. Kiminle görüşüyorum? Hemen hemen görüşmediğim kimse yok diyebilirim. Görüşmediğim istisnalar olabilir ama bilgiye ulaşmak için herkesle görüşüyorum.

 

EREĞLİ İLE İLGİLİ BİLDİKLERİMDEN KORKUYORUM

Bir de şu var ben hiçbir zaman bilgi kaynağımı açıklamadım. Eğer bir kez bilgi kaynağını açıklarsak güvenirliliğini yitirişin. Ondan sonra da bilgi akışı kesilir. Benim bir çok noktada bilgi kaynağım var ama hiç birisini açıklamadım. Bir de ben tüm bildiklerimi yazmıyorum. Eğer bir konu hakkında yazıyorsam, yazdıklarım o konu hakkında bildiklerimin onda biri kadardır. Daha önce de söyledim. Bazen Ereğli hakkında bildiklerimden korkuyorum. Gerçekten korkuyorum. Öyle şeyler öğreniyorsun ki şaşırıyorsun. Tabii ki uzaktan daha iyi değerlendirebiliyorsun ve patronaj da yaşamadığın için daha rahat değerlendirebiliyorsun. Bu artıyı da iyi kullanıyorum. Uzaktan daha objektif bakma şansın var. Misal dün gece yemek yediğim arkadaşın etkisinde kalabilirim. Ama uzakta olduğum için daha objektif bakabiliyorum.

BEN BİR İHTİYAÇTAN DOĞDUM

Bir de siyasette iyi bir kazık yedim. İyi kazık yediğim için de tecrübeliyim. Tecrübe de zaten yenilen kazıkların bileşkesidir. Tecrübeli olduğum için de o bakış açısıyla ortaya yazılan o yazılar çıkıyor. Sağ olsunlar, ciddi bir okuyucu kitlem var. Ereğli'de zaten benim yazdıklarımı yazan bir gazeteci olsa kimse benim yazdıklarımı okumazdı. Demek ki ben bir ihtiyaçtan doğdum. Bu yazdıklarımı yazan birisi olsa adam beni niye okusun. Ereğli'deki gazeteleri okurdu. Onlar da beni eleştirebilir. Şöyle bakıyor, böyle yorumluyor diye. Eleştiriye açığım. Ama benim bir ihtiyaçtan doğduğumu kabul etmek lazım. Ereğli'de gerçeklere farklı bir yorumla bakabilecek bir kaleme ihtiyaç vardı ve ben şu an o boşluğu dolduruyorum. Olay bu.

 

YAZILARDAN DAVA AÇILDI

Yazılarım nedeniyle şikayet veya mahlkeme aşamaları da oldu. Bunlardan birisi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü için adı geçen Osman Kanca'ya ilişkin yazım vardı. Kendisi savcılığa, kendisinin rencide edildiği yönünde şikayette bulunmuştu. Ben gerekçelerimi sundum ve beraat ettim. Bir de Kız Kuran Kursu arazisi ile ilgili olarak Halil İbrahim Demirbaş beni mahkemeye verdiğini iddia etti. Ama bununla ilgili her hangi bir tebligat bana gelmedi. Ama şikayet ettiğini duydum. Şu ana kadar bu iki olay oldu hukuki olarak.

 

ANKARA'DA TANIDIKLARIM VAR

Sanırım bir izleyicimizin sorusu bu. Ayda bir kez Anakara'ya gidip hangi siyasilerden akıl alıyorsun? Ankara'da benim dostlarım var. Belki Zonguldak milletvekilleri gibi meclise gidip fotoğraf çektirmiyorum ama evet Ankara'ya gittiğim doğrudur. Gerek siyasette gerek bürokraside tanıdığım dostlarım var. Onlarla periyodik olarak görüşüyorum, fikir jimlastiği yapıyoruz. İsim açıklamama gerek yok. Ama siyasi arenada ismi ünlü olanlar da var. İşte siyasette bakanlık düzeyine çıkmış isimler. Bunu şöyle düşünün. Türkiye siyaseti adına gidiyorsun yemek yiyorsun. Keyifli sohbetler oluyor.

 

UYSAL HANGİ PARTİLİ? KENDİSİNİ GERÇEKTEN İHRAÇ EDENLERE İLİŞKİN NEDEN YAZMIYOR?

Ben Ak Patili'yim. Ama AKP'li değilim. Herkes hakkında da yazarım. Bu gün Fazlı Bey aktif siyaset içerisinde olursa elbette ona ilişkin de söyleyeceklerim olur. Erol Şahin, Hamdi Uçar bunlar şu an aktif siyasetteki ağabeylerimiz değil. Onlar da olursa elbette onlara ilişkin de yazarım. Fatih Çakır, şu an ilçe başkanı. Ereğli'de Adalet ve kalkınma Partisi'nin yani yürütmenin başındaki arkadaşımız. Ben Fatih Çakır'ı eleştiriyorum. Çünkü yürütmenin başında ve yanlış yaptığına inanıyorum. Ak parti'ye Ereğli'de güç kaybettirdiğine inanıyorum. Teşkilatçılık yapmadığına inanıyorum. Adam kayırdığına, teşkilatı küçülttüğüne inanıyorum.

Ha benim ihracımı organize eden işin başındaki adam Fazlı Erdoğan'dır. Hamdi Uçar İl Başkanı'ydı. İlçe başkanı Erol Şahin'di. Ama Erol Şahin imza atmıyor. Sisteme göre İl Yönetimi kararıyla İl Disiplin Kurulu'na gönderiliyorsunuz. İlçenin bir rolü yok. Ha Erol Şahin gerekeni yaptı mı bu ayrı. Ama benim ihracımı sağlayan Fazlı Erdoğan'dır. Ben Fazlı Bey'in bu konularda gereksiz bir kin ve nefrete sahip olduğunu düşünüyorum. Aramızın açılmasının tek sebebi vardır. Benim, Adem Çakır'ın il genel meclisi üyeliğine karşı çıkmam. Ana sebep budur.

GENEL MERKEZ POSBIYIK'I PARTİYE ALIN DEDİ

Neden karşı çıktım? 2004 yılıydı. Halil Posbıyık'ın Ak Parti'ye alınma süreci vardı. Genel merkezden yazıl gelmişti. Seçimi kaybedeceğinizi, partiden bir gün sonra istifa edeceğini de bilseniz partiye alın denmişti. Adem Bey, Hail Posbıyık'ın aday olacağını düşünerek ve Belediye Meclisi'ne girmek için İl Yönetim Kurulu'ndan istifa etmişti. Sonra Halil Bey'in partiye geçişi gerçekleşmeyince, ben il genel meclisi üyesi olacağım dedi. O dönemin koşullarında ben buna karşı çıktım. Çünkü partide sadece Adem çakır yoktu. Bugün sadece Fatih Çakır olmadığı gibi. Bunun altını özellikle çiziyorum. Ben Adem çakır'ın adaylığına karşı çıkınca, artık hemşerilik duyguları mı desem, Fazlı Bey ağır bastı. Aramız açıldı. O zamana kadar ciddi bir problemimiz yoktu.

BEN ŞÖVENİST DEĞİLİM

Beni herkes şövenistlikle suçluyor. Bunu iddia edenler var. Bakın açayım. Ben şövenist değilim. Vicdanen çok rahatım. Nasıl değilim? Ben sadece yaşadığım kentin, Ereğli'nin haklarının eşit şekilde dağıtılmasını istiyorum. O kadar. Biliyorsunuz, Zonguldak il kongresi yapıldı. Şöyle bir bakalım. Zonguldak'ta yüzde kaç oranında Doğu Karadenizli var? Bir de Ak parti İl Yönetimi'ne bakalım. Buna tepki göstermemek için ne olmak lazım? Ak parti İl Yönetimi'nin, buna İl Başkanı da dahil yüzde 70'i Doğu Karadenizli. Buna tepki göstermekten daha doğal ne olabilir. Ak Parti ilk dönemlerde geçerli olan demokratik seçimlerle yönetim belirleme sistemini bırakınca oldu bu. Şöyle bağlayım. Hamdi Uçar'la Celil Uzun adayken, ben Celil Uzun'u destekledim. Eğer ben şövenist olsaydım Hamdi Uçar'ı desteklerdim. Yani ben Celil Uzun'u desteklerken şövenist olmuyorum ama işe gelmeyen bir şey söyleyince şövenist oluyorum. Adalet mi bu?

 

SİYASETE GİRİŞ, İHRAÇ EDİLİP AMA AK PARTİLİ OLMAK

Ben siyasete Mustafa Demiray yani kurucu üye olarak girmedim. O dönem bir sorun oldu ve kurucu yönetim değiştirilerek atama usulüyle bir yönetim belirlendi. Ali Kemal Karaca'nın ilçe başkanlığında başladım yani ben. Partililik konusuna gelince. Resmi olarak şu an ben Ak Partili'yim. Ak Parti'nin üyesiyim. İhraç edildim ama üyeliğim hala devam ediyor. Ereğli'den Alanya'ya taşındım ve sistem otomatik olarak beni Alanya İlçe Teşkilatı'na attı. Misal ben hiç partiye gitmesem bile Ak Parti Alanya örgütünün tüm çalışmaları telefonuma mesaj olarak geliyor.

 

ERDOĞAN'LA ARANIZ NASIL?

Ben, Reis'i seviyorum. Reis bizim liderimiz. Davanın lideri. Eleştirdiğim, katılmadığım yönler olabilir, ama sonuçta liderimizdir. Ve benim gönül bağım 16 yıl önce neyse yine odur. Ben hala Ak Partili'yim. Ak Parti'nin üyesiyim. Zaten inanmadıktan sonra Ak Parti'den istifa eder, o medeni hakkımı da kullanırım.

 

FATİH ÇAKIR'LA YAŞANAN SORUN NEDİR?

Ben Ak Partiliyim. Partimin iyi yerlerde olmasını isterim. Elbette parti içinde bizlerde biat kültürü daha öndedir. Ama ben hayatımda hiç biat etmedim. Bu benim yapımla ilgili. Eleştirilerimi her zaman yaptım. Fatih Çakır, her zaman söyledim. Başarısız bir ilçe başkanıdır. İlçe Başkanı resim çektirip, sosyal medyada yayınlayarak, ben şunu yapacağım, bunu yapacağım demek değildir. İlçe Başkanı'nın görevi teşkilatları ayakta tutmaktır. Her mahalle ve köyde örgütlenmektir. Mesela, Bağlık Mahallesi'nde bizim tüzüğümüze göre, kadın kolları, gençlik kolları var mı? Yok. Bir teşkilat başkanı önce teşkilatın asli görevlerini yapacak. Efendim, Fatih Başkan çalışıyor…. Kardeşim, senin görevin öncelikli olarak teşkilatı oluşturmak. Ereğli merkez ve köy nüfusuna baktığımızda Ereğli'de bu gün yaklaşık bin aktif örgüt üyesi olması lazım. Ama sadece yönetimin bir kısmı aktif, o kadar. Ben teşkilat bazında bakarım ve buna göre başarısızdır. Birilerine başarılı gelebilir. Müteahhite bir iki adam sokmuştur, her gün müjde verip yerine getirmiyordur, bunu birileri başarı görüyordur. Bu onların tercihi. Kimilerine de güler yüzle davranıyordur. Ben Erol Şahin ve Mustafa Demiray döneminde görev aldım. Hiç biri basında bu kadar görünmüyordu. Ama ben orda ikinci adamdım ve onların Ereğli adına nasıl büyük işler yaptığını biliyorum. Onlar hiçbir zaman milletvekilinden fotoğraf çalma yarışına girmedi.

DAVA ADAMLIĞI MENFAAT ADAMLIĞI OLMUŞ

Fatih Bey geçen programda benimle ilgili bir iddiada bulunmuştu. Sadece şunu söyleyeceğim. Hafıza çabuk unutabilir ama biraz geçmişe dönmek lazım. 2004 ve 2007 yerel seçimlerinde Fatih :akır ve çevresindekiler hangi partiye çalıştı, bana bunu anlatsınlar. Ben söyleyeyim, Umut feneri Derneği'ne yer verilmesi kaydıyla dernek Halil Posbıyık'ı destekledi mi? Fatih Çakır o dönem Umut Feneri'nin yönetim kurulu üyesiydi. Nihat Saral kandilli'de bağımsız adayken, Çakır ve ekibi Ak partiye mi yoksa Saral'a mı çalıştı? Herkes kendisini bilir. Allah şahidimdir, Halil Posbıyık'a bir kez dahi oy vermedim. Ama benim onların verdiğine dair şüphelerim var. Bakın ben partinin şu an hiçbir yönetim aşamasında değilim. Ama bu partide seçimde oy vermeyenlere, başka partilere oy veren milletvekillerine bile şahit olduk. Herkes lafa gelince dava adamı. Ne davası? Yüksel Balcı adayken, Fazlı Erdoğan hangi partiye çalıştı. Ak Parti'ye çalışmadı. Saadet Partisi'nin meclis üyelerine kadar alt yapıyı oluşturdu. DSP ile neler yaşadığını siz biliyorsunuz. Lafa gelince bu adamaların hepsi dava adamı, ama herkesin davası menfaat olmuş. Eğer onların davası böyleyse ben de dava adamı değilim.

Bakın Fatih Çakır eleştiri yaparken hep belli isimlerin üzerinde durur. Ben ve benim gibi yerli kanatta olduğu hükmüne vardığı insanların üzerinde durur. Niye? Biz onlara biat etmiyoruz. Sebebi bu. Ereğli'de bizi şövenist göstermek birilerinin işine geliyor. Çünkü kendi şövenistliklerini kapatıyorlar. Kim hangi memleketten, bizim bununla işimiz yok. İstediğimiz bu kent ne hak ediyorsa onu alalım. Bunun adına onlar şövenizm diyebilir, sıkıntımız yok. 

 

TÜRK METAL VE YUSUF ZİYA ODABAŞ

Benim bu konudaki eleştirilerim, sendikanın Ereğli'de yaptıklarıyla ilgilidir. Sendika ticari bir kurum değildir. Yani sendika petrol ofisi açacak, tüketim kooperatifi adı altında market açacak, ama üyelerine kar getirmeyecek, birileri nemalanacak. Sendika o zman her sektöre girsin. Sendika şu an Ereğli esnafını baltalıyor. İnsanlarda bir korku var herhalde. Kimse itiraz etmiyor. Petrolcüler suskun. Hiç kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Sendika sendikacılığını yapsın. Ticaret yapmasın. Sendika ticari bir kurum değil. Ben bu konulara petrol ofisi açılıncaya kadar çok girmek istemedim. Şöyle bir örnek vereyim. Yusuf Ziya Odabaş, bir çok üniteyi gezdi. Fazlı Erdoğan, Fatih Çakır ve İsmail Yılmaz'a, petrol ofisini engelliyorlar diye sinkaflı sözler kullandığını iddia edenler var. Şimdi Faruk Çaturoğlu bunu yasaya uygun hale getirmek için kapı kapı geziyor. Dediniz ya Ak Partili'misiniz. Sendikaya bakıyorum, referandumda hayıra çalışmış. Yerel seçimlerde Ak Parti'ye çalıştığına inanmıyorum. Halil Posbıyık'ı OYAK yönetimi istemedi. Burada sendika aracılık yaptı. Bunu Ereğli'de birileri biliyor ama konuşmak istemiyor. Yani OYAK istemediği için sendikayı örgütlü olarak kullandı. Yani sendikacının ne işi olur belediye başkanıyla, yerel seçimle. Yarın Ak Parti'yi mi destekleyecekler. Kesinlikle desteklemezler ve belediye başkanlığı seçiminde kendi istedikleri adayı getirmeye çalışacaklar. Yusuf Ziya'nın kendisinin aday olacağını zannetmiyorum. Ama Ak Parti'yi desteklemeyeceklerini biliyorum. Sendika o gücü bir daha da bulamayacaktır. O günün şartlarında hem OYAK yönetiminin istememesi hem de Vakfın ekonomik bir sıkıntısının olması bir kilitlenmeyi getirdi. O dönem birçok taşeron çalışanına söz verdiler. O çocuklar hala taşeron olarak çalışıyor. Kamudaki taşeronlar bile kadroya geçiyor ama ne hikmetse OYPA'dakiler geçmiyor. Türk Metal Sendikası Organize Sanayi Bölgesinde örgütleniyor ama OYPA'da örgütlenmiyor. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Tat Metal'dakiler işçi de OYPA'dakiler işçi değil mi? Ama Ereğli'de birileri bunu konuşmuyor. Bizim sıkıntımız bu. Herkes ince hesap peşinde. Yarın aday olursam sendika beni destekler mi, Erdemir ne der… 20 yıldır çalışan çocuklar var taşeronda yazık değil mi onlara? Başka sendikaya üye olsalar işten atılırlar. Onlar kadroya geçse bakın Ereğli ekonomisine ne kadar faydası olacak. Ne hikmetse insanlar bunu konuşmuyor.

 

CHP İLÇE BAŞKANI ALLAHLIK…

Şimdi Allah'lık bir CHP İlçe Başkanı var. Ağzını açmaz. Beliki öğrenmiştir, yeni yeni konuşmaya başlamıştır. Ereğli'de muhalefet yok. Herkes kaderine razı olmuş. Şimdi ben yazıyorum. Bak işte tehdit ederler, bir gün birisi bunu döver, vurur bir kenara atar… Kardeşim ben korkmuyorum. Ben her türlü darbeyi yemeye hazırım ve korkmuyorum. Allah'tan başka…

 

BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NA ADAY MI?

Ben Belediye Başkan adayı değilim. Ben milletvekili adayı değilim. Aday olmayı düşünen birisi güç odaklarına yalakalık yapar. Benim öyle bir derdim yok. Ama ben ne yapabilirim. Profesyonel bir danışmanlık yapabilirim. Kendimde o birikimi görüyorum. İhtiyaç olursa evet ben buradayım. Bunun partisi de önemli değil. Gelen teklifler de var. Belediye Başkan aday adaylarından var. Hüseyin Uysal bana danışmanlık teklif etti mi? Ciddi bir teklifi olmadı. Ya gel, birlikte olalım, bu ciddi bir teklif değildir. Buna ciddi bir teklif denmez.

 

ERDEMİRDEN NEDEN ATILDINIZ?

Bir telsiz konuşmasında bir personel, "kocabaşlar burada" dedi. Ben de bu arkadaşla ilgili tutanak tutmadım. Kendisini sözlü ikaz ettim. Benim üzüldüğüm tek nokta var. Erdemir Genel Müdürü'nün (Oğuz Özgen) bir arkadaşı yanına çağırıp, "sen amirinin aleyhine ifade ver, bu bizi tarikatlara gönderiyor de.." gibi yaklaşımlarla beni haksız yere işten attırmanın çabası içine girmesini ben bir genel müdüre yakıştıramadım. Bu Oğuz Özgen'e yakışmadı. Ben bugün hala sokaktayım. Ama Oğuz Bey Cemaatle iktisabı olabileceği iddiasıyla tutuklandı ve cezaevine girdi. Ben hakkımı hiçbir zaman onlara helal etmiyorum.

 

VEFA DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?

Vefa deyince aklıma, Fikret Kızmaz geliyor. Fikret benim çok yakın bir arkadaşım. Ereğli'de bugüne kadar bana en vefalı davranan arkadaşım. Siyaseten çoğu zaman karşı karşıya da gelmişiz ama vefa denince aklıma o geliyor.

 

İHANET DENİNCE KİM GELİYOR AKLINIZA?

Çok kişi gelir. Onların çoğu zaten kendisini biliyor. Benim de hatalarım olur. Ben sadece karşımdaki insanı suçlama psikolojisinde değilim. Empati yapmasını biliyorum. Kendimi de eleştiriyorum. Ereğli'den ayrıldıktan sonra bir sene boyunca kendi hayatımı gözden geçirdim. Nerelerde hata yaptım. Kimler beni yanlışa sürükledi. Görünenlerin haricinde bana tuzak kuranlar kimlerdi. Gerçekten yanımda olanlar kimlerdi. Bir bilanço yaptım. Hayatımı ondan sonra şekillendirdim. Hayat her şeye rağmen devam ediyor. Sağ olsunlar beni tecrübe sahibi ettiler.

 

HALİL POSBIYIK ADAY OLURSA KAZANABİLİR Mİ?

Şunu önceden söyleyeyim. Halil Posbıyık da Hüseyin Uysal da Büyükşehir Belediyesi aday adayı. İlçe Belediyesine aday değiller. Bunu siyasi tecrübeme dayanarak söylüyorum. İkisi de büyükşehir için aday adayı olacak.

Eğer büyükşehir ihtimali olmadan konuşursak Halil Beyin Ereğli'yi alma ihtimali biraz daha yüksek.

CHP Halil Posbıyık'ı aday gösterir mi? Bunu CHP'lilere sormak lazım. CHP Büyükşehirde iddialı olmak istiyorsa Halil Beyi gösterir ama Ereğli için çok ihtimal vermiyorum. Halil Bey İl Kongresi'nde üst kurul delegesi oldu. Muharrem İnce'yi destekleyen Turpçu'nun listesinden oldu ama Muharrem Beye imza vermedi. Herkes farklı zannediyor ama o ve birçok kişi Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan adaylığına imza verdi.

Siyasette öğrendiğim bir şey var. Siyasette başarı ekip ve takıma bağlı. Halil Bey yerel seçimi neden kaybetti. Ekibi ve takımı iyi kuramadığı için. Yoksa çok rahat kazanabilirdi. Fark az olurdu ama kazanırdı. Siyaset tek başına yapılacak bir iş değil. Lider görüntüde, önemli olan arkasındaki ekip.

Bunun dışında Gülüç Belediye başkanı Ereğli'den aday olursa kazanacağına kesinlikle inanmıyorum. Sertan Ocakçı'yı da çok şanslı görmüyorum. Tabanla buluşamaz. Keza bunun dışında CHP de adı geçen isimleri çok şanslı görmüyorum. (Cumhur Nalcı, Eylem Ertuğrul, Semih Özkök)

Kim şanslı olabilir* Erol Çivici'nin ciddi bir şansı olabilir. Osman Yavuz şanslı olabilir. Tabi sahadaki şartlar da önemli. Belki Buket Hanım'ın çıkışına bağlı bir şey olabilir. Halil Posbıyık'ın da Ereğli Belediyesi'ni kazanma ihtimali düşük ama Gülüç Belediyesi'ni kazanma ihtiyacı yüksek. Ama Halil Bey siyaseti iyi bilen, okuyan birisidir. Şunu söyleyim politika anlamında Ereğli'de üzerinde çok fazla isim görmüyorum. O konuda uzman. Mesela hep kendisini konuşturuyor ama kendisi konuşturmuyor. Mesela eskiden bir Cöbekoğlucular vardı. Halil Posbıyıkçılar da var ama bir Hüseyin Uysalcılar yok. İşte siyasette ekip bu.

CHP'nin örgüt gücüyle Ereğli Belediyesi'ni alma şansı yok. 3500- 4000 bin üyesi var. Bana yaz deseniz az çok hepsini yazarım. CHP kendini çok yenileyemiyor. Bu genel politikayla da ilgili. Ama enteresandır, kendi milletvekillerini de beğenmeyen bir parti.

 

AK PARTİ HÜSEYİN UYSALI YENİLER Mİ?

Bu birazda anketlere bakar. Emin olun Ak parti'yi Ak Parti yapan bilimsel çalışmasıdır. İnanıyorum ki aday adayları ortaya çıktığında çok ciddi anketler yapılacaktır. Anketlerde iyi olan da muhtemelen aday olacaktır. Ama sözümü tekrarlayım. Ben Hüseyin Uysal'ın büyük şehir belediyesi için hamleler yaptığını görüyorum. Birileri görmeyebilir ama bana göre öyle. Şunu da söyleyim, bugün herkes Ereğli Belediyesi için Uysal'ın seçilemez, eksiği var demesine rağmen, iyi düşünüldüğünde büyükşehir için iyi bir aday Ak parti açısından. Niye? Ereğli ve Alağlı'yı kucaklayabilen, yerli ve Zonguldak'ın en büyük belediyesini yönetiyor. Keza, Faruk Çaturoğu, Özcan Ulupınar, Fazlı Erdoğan, bunlarda ciddi aday potansiyeli olan isimler.

Hüseyin Uysal'ın büyükşehir adaylığına hazırlandığı kanısı nasıl oluştu? Hüseyin Bey Ereğli'nin il olması konusunda bir çıkış yaptı. Ardından da Ereğli'nin il olması toplantılarına katılmadı. Ereğli'nin Zonguldak'la bir bütün olması yönünde açıklamalar yaptı. Bana göre bu büyükşehir belediye başkanlığına hazırlanmanın emaresidir. Bunu böyle okumak lazım. Buna biz karar vermiyoruz tabi. Bunu AK parti MKYK'sı kararlaştırır. Ama ben Uysal'ı en az Ulupınar kadar şanslı görüyorum. Duygusal bakmasak görünen budur. Siyasette duygusallık kaldırmaz.

 

YÜKSEL BALCI EREĞLİ İÇİN ADAY OLABİLİR Mİ?

Şunu söyleyim biz Yüksel balcı ile belediye başkanı aday olduğunda bence ciddi bir başarı elde ettik. O dönem biliyorsunuz Murat Sesli tutuklanmıştı. İnsanlar duygusaldı. Sesli'nin ekibi DSP'den aday oldu. Milletvekilimizle uyuşamadık. Partide bir çok insan aleyhimize çalışıyordu. Nerdeyse bir avuç insandık ve herkes ancak yüzde 23-24 alır diyordu. Ama yüzde 35 oy aldık ve 7 meclis üyesi kazandık. Bana göre o şartlara göre Yüksel Bey başarısız değildi. O kadar negatif etmene rağmen bu sonuç alındı. Bu gün aday olur mu? Bilemem, bireysel görüşmelerimde böyle bir ifadesini duymadım. Herhalde o da şartları izliyordur. Aday olursa ben profesyonel olarak baktığım için o şekilde ancak ilişkilenebilirim.

Şimdi bir gerçeklik daha var. Realiteyi kabul etmek zorundasınız. Kır aday olmuştu daha önce, ardından Balcı oldu ama seçilemediler. Uysal seçildi. Şimdi biz bunları söyleyince şövenist oluyoruz. Ama bu bir realite.

 

BAZILARI KENDİNİ EREĞLİ'NİN SAHİBİ ZANNEDİYOR

Eğer Zonguldak büyükşehir olursa köyler oy kullanacak. Ereğli'de sen Ereğlili olmayan birisini aday yaparsan, seçimi kazanma şansın yok kardeşim. Kimse kusura bakmasın. Bunu tecrübeyle söylüyorum. Yüksel Bey'e benim köylülerim oy vermedi. Bakın ben Alanya'dayım, Alanya'da nüfusun yarıdan fazlası göç yoluyla gelmesine rağmen adayların nerdeyse tamamı, belediye başkanı, meclis üyelerinin ilk 15'i Alanya'nın yerlisi. Ama orada bir sistem var. Ereğli'deki sıkıntı şu. Ereğli ticareti dışarıdan gelenlerin elinde olduğu için, bazılarını ayrı tutuyorum, diğer bazıları kendilerini Ereğli'nin sahibi zannediyor.

İYİ PARTİ ZONGULDAK'TA İYİ…

Önümüzdeki seçimlerde yeni bir aktör de var. İyi Parti. Ciddi anket yapan bir firmada arkadaşımdan aldığım bilgi, Zonguldak İyi parti'nin iyi sonuç aldığı illerden birisi. Bakın Zonguldak seçmeni bir seçim önce DSP'ye 127 bin oy verir, bir seçim sonra da Ak partiye 120 bin oy verir. Böyle bir seçmeni var. Yani hiç öyle çantada keklik değil. Kafasının tasını attırırsan bir gecede diğer partiye geçer. 2002'de, Ak partiye 3 milletvekili çıkartan seçmenin yüzde sekseni DSP'li idi. Bakma şimdi kendini dava adamı ilan eden birkaç kişi partiyi küçültmek için elinden geleni yapıyor. İyi parti'ye dönecek olursam, Türkiye'de barajı aşacağına inanıyorum. Akşener, benim tuttuğum bir isim değil ama siyasi bir argüman olarak bir taban oluşturduğunu görüyorum. Anket firmalarını da yakından takip ediyorum ve bazen şaşırıyorum. Ama Ak parti'ye rakip görünse de daha çok CHP'nin oyları düşüyor. Zonguldak'ta da vuracağı parti CHP olacaktır. MHP'nin eski durumu olduğuna inanmıyorum. Baraj altı gözüküyor ve aman aman çıkış beklemiyorum.

 

KÖKSAL TOPTAN ADAY OLUR MU?

 Köksal Bey'in  bu yaştan sonra büyükşehir için aday olur mu bilemiyorum. Ama kim ne derse desin, Zonguldak'ta siyaset okuyan en iyi siyasetçilerden biri. Ciddi bir aktör. Aday olursa diğer partilerin adaylarına bağlı olarak kazanabilir.

 

ÜNAL DEMİRTAŞ NASIL BİR SİYASETÇİ?

Ünal Bey'i ben çok iyi tanımıyorum. Burada karşılaştık bir kez. Sosyal medyadan da takip ediyorum. Şunu net görüyorum. Bazıları Ünal Bey için tombaladan milletvekili oldu yazıyor. Biliyorsunuz merkez yoklamasıyla geldi. O zaman bizim tüm milletvekilleri tombaladan geldi, zira bizde ön seçim hiç yok. Ama ben Ünal Demirtaş'ta CHP Genel Başkan yardımcısı olabilecek, Grup Başkan Vekili olabilecek bir ışık görüyorum.

 Ünal Bey siyasetini daha çok Türkiye ölçekli yapıyor. Muhalefet milletvekili olarak çok başarılı buluyorum.

Şerafettin Turpçu'yu başarılı bulmuyorum. Kasaba politikası yapıyor. Hala eski alışkanlıklarla devam ediyor. Bana göre karnesi zayıf.

 

HÜSEYİN ÖZBAKIR, ÖZCAN ULUPINAR, FARUK ÇATIROĞLU..

Hüseyin Bey'in teşkilat ve taban ilişkisi zayıf. İhtiyacı da olmayabilir. Maalesef onların yaptıklarının karşılığını seçmenin ilk seçimde vereceğini düşünüyorum. Çaturoğlu çok umutlandığım bir milletvekiliydi. Aday olduğunda partiyi biliyor, teşkilatları, belediyeciliği, halkı biliyor diye düşünmüştüm ama beni hayal kırıklığına uğrattı. Ereğli ve Alaplı'ya kalıcı hiçbir hizmeti yok. Sadece bol bol resim paylaşıyor. Eleştiri yapanı ötekileştirip düşman ilan ediyorlar. Bence Ak parti'nin en başarılı milletvekili Özcan Ulupınar. Bana göre hem tabanla ilişkileri hem de çalışmaları iyi ve nerdeyse tüm yük onun üzerine kalmış gibi. Bana göre başarılı.

 

SONUÇ OLARAK….

 Beni mutlaka eleştirenler olacaktır. Ben kendi bakış açımdan, kendi düşüncelerimi söylüyorum. Kendi penceremden gördüğümü söylüyorum. İnsanlar bana katılmak zorunda değil.

Genel bir toparlama yapacak olursam, Zonguldak siyasetinin acil çözüm üretebilen milletvekillerine ihtiyacı var. Eğer, Zonguldak büyükşehir olursa Ereğli-Alaplı bir olup mutlaka bir belediye başkanı çıkarmalıyız. Aksi durum Ereğli'nin Alaplı'nın felaketi olur. Cöbekoğlu'nun son kez seçildiği ve Posbıyık'ın aday olduğu seçimde Turgut Özal otobüsün üzerinden, "Ereğli yüzünüzü bize dönün, Ereğli'yi il yapalım" dedi. Özal o dönem söz verdiği her yeri il yaptı. Ereğli il olmayı orada kaybetti. Büyükşehir için de aynı şeyi söylüyorum.  Aday kim olursa olsun. Siyasi parti farkı gözetmeksizin, Ereğli mutlaka Alaplı'yla birlikte büyükşehir belediye başkanı çıkarmak zorundadır.

 

YALÇIN KELEŞ GİBİ ABİLER LAZIM?

Son olarak bizleri dinleyenlere şunu demek isterim. Aykırı sesleri dinlemek hatta aykırı ses olmak gerekir. Ben tüm aykırı sesleri dinliyorum. Sorgulayalım. Bir de yalakalığı bırakalım. Bu kadarı hakkaten ayıp. Vekile yap, belediye başkanına yap, ilçe başkanına yap… Kardeşim eleştir. Eleştirmeden sorgulamadan sonuç alma şansınız yok. Ereğli'nin kaderi buna bağlı. Ereğli'de ağabeyler yok. Eskiden Ereğli'de ağabeyler vardı. Yalçın Keleş'i beğenirsiniz beğenmezsiniz? Ama Ereğli'nin abisiydi. Belirleyiciydi. Siyasette, ticarette, Erdemir'de belirleyiciydi. Bugün ağabeylik yapacak kimse yok. Ve bence ciddi anlamda buna ihtiyaç var. Bakın hiç hak etmeyen ve iki lafı bir araya getiremeyen vir sürü insan STK'larda başkan. Şimdi bunu eleştirince insanların zoruna gidiyor. Sen benimle aynı düşüncede olmayabilirsin. Ama benim görüşüm bu. Bunu yansıtıyorum da. İyi yapanı alkışlayalım. Kötü yapanı eleştirelim. Herkesi korkutabilir susturabilirler ama birilerini de susturmayacaklarını, korkutamayacaklarını görsünler.

 


Haberi Paylaş
Haber :
Bu Haber 2179 defa okundu
 
Anahtar Kelimeler :

YORUMUNUZ
YORUM EKLE
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Diğer Başlıklar
 Bu Kategori ile ilgili diğer Başlıklardan
 25-02-2018 | 13 : 40 33  Tezgahlarda en ucuz balık hamsi  (97)
 25-02-2018 | 12 : 37 00  Motosiklet cayır cayır yandı…  (90)
 25-02-2018 | 12 : 21 40  Refüje çarparak takla attı  (82)
 25-02-2018 | 11 : 27 16  Kadınlar, Ereğli'de, Kadın Sığınma Evi istiyor…  (430)
 24-02-2018 | 16 : 40 24  Ak Ocaklar, proje tanıttı  (216)
 24-02-2018 | 12 : 18 15  BİK'ten dezenformasyon uyarısı  (242)
 24-02-2018 | 12 : 11 46  Banka şubesinin camları kırıldı  (311)
 24-02-2018 | 11 : 58 32  Araçlar birbirine girdi…  (325)
 23-02-2018 | 15 : 12 49  Hisarcıklıoğlu, Ereğli'ye geliyor  (329)
 23-02-2018 | 12 : 59 57  İntihardan, hamile eşi kurtardı  (356)
 23-02-2018 | 11 : 22 25  Yılmaz: "İktidar, ‘çocuk istismarıyla' mücadelede inandırıcılığını yitirmiştir"  (269)
 23-02-2018 | 10 : 22 42  Sezer; Ereğli'nin ekonomik ve siyasi nabzını tutacak  (479)
 23-02-2018 | 09 : 56 56  Uysal, şehit aileleri için Kuran okutturdu  (290)
 23-02-2018 | 09 : 38 23  TSO, Müdür Kuyu'ya, "hayırlı olsuna" gitti  (284)
 23-02-2018 | 09 : 02 50  Demirkapı hırsızı tutuksuz yargılanacak  (313)
 22-02-2018 | 18 : 47 17  CHP eyleme hazırlanıyor...  (363)
 22-02-2018 | 18 : 43 43  Alaplı Belediyesi'nde Mutlu Son…  (357)
 22-02-2018 | 12 : 41 43  Yaralı askerin babası, doktora tepki gösterdi…  (358)
 22-02-2018 | 11 : 38 02  168 aileye yardım eli uzatıldı..  (334)
 22-02-2018 | 09 : 59 19  Emekli maaşını Mehmetçik'e bağışladı  (274)
 22-02-2018 | 09 : 55 10  Köseler Mahallesi sıkıntılarını dile getirdi  (260)
 22-02-2018 | 09 : 11 03  Hedef: Zonguldak arısı üretimi  (230)
 22-02-2018 | 09 : 03 06  Ereğli ve ERDEMİR'in tarihini yazdı  (151)
 22-02-2018 | 08 : 49 35  Yakalananlar… Ceza kesilenler…  (191)
 21-02-2018 | 21 : 45 59  Uyuşturucu,Muşta,aranan şahıs....  (166)
Köşe Yazarları
İzzet Aslanbay
Siz, bu okulda okur musunuz?
Hülya ÇOKER
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BU HAFTA BU AY

YORUMLAR
» Keleş: "TSO yönetimine talip yeni ve birleştirici tek grubuz"
» Ereğli TSO yönetiminden gazi evine ziyaret
» Arslan Keleş, Kara Tren'de anlatacak…
» Kalay: "Ben, Ereğli'nin Tayip Erdoğan'ıyım"
» Özcan: "Yalçın, başkanlığı kucağında buldu"
» Manda Yetiştiriciler Birliği faaliyetine devam edecek
» Üyeler CİVELEK ile yola devam dedi...
» Artık aramızda 306 gönüllü-sivil polis var!
» Ocakçı: Belediye başkanlığı makamının onurunu biz koruyoruz"
» İrfan Erdem'in acı günü…
 

KATEGORİLER

DEMOKRAT

Sosyal ağlarda Demokrat'ı takip et
Copyright ©Demokrat Keleşler Medya Grup | Tel: 0(372) 322 15 00 - Faks: 0(372) 322 15 04
Hay&NS web katalogları