ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

DANIŞMANLIK MI MERKEZ VALİLİĞİ Mİ?

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

Ereğli Belediyesi´nde yeni yönetimle birlikte haliyle
kentteki dedi kodu kazanı da yavaş yavaş kaynamaya başladı.



Kim göreve geldi, kim görevden alındı? Şu şunun adamıydı
ondan alındı. Ötekinin saçı sırmaydı ondan görev verildi. Kaytan bıyıklılara da
önümüzdeki günlerde kadro açılacak…. Uzar gider bu rivayetler.



Rivayet, dedi kodu bir yere kadar. Hiç mi konuşmayalım,
yorum yapmayalım? Yapacağız elbette. Ama somut, nesnel durum üzerinden.



Henüz 2 ayını doldurmamış bir belediye için karne notu
vermek, doğmamış çocuğa don biçmek olur. Ama bir de Perşembe´nin gelişi
Çarşamba´dan belli olur sözü var.



Görünenleri de bu çerçevede yoruma tabi tutmak çok art
niyetli olmasa gerekir.



Şöyle bir bakalım.



"Elde bir var"dan başlayalım.



Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, göreve devralırken
çalışma disiplini açısından bitmiş bir belediye yönetimine vurgu yaptı.
Devamla, şirketler üzerinden belediyeye alınan işçi sayısının yasal sınıra
dayandırıldığını, tek kişilik yer kalmadığını (kimse iş için gelmesin) söyledi.
Mali kaynakların tüketildiğini, belediye alacaklarının tahsil edilmediğini,
Erdemir´in dahi çevre kirliliği üzerinden yaptığı ödemeyi mahkeme kararıyla
durdurduğunu haykırdı. Özetle mali açıdan da tükenmiş bir belediye tablosu
çizdi.



Yaptıklarına gelelim.



Önce başkan yardımcılarını atadı. Tümüyle kendi
tasarrufundadır ve yasal statüleri elveren her bir ismi seçme hakkı vardır.
Beğeniriz, beğenmeyiz, içlerinde Haluk Okur, Oğuz Cömert gibi kendini
üretkenlik ve çalışkanlık olarak kanıtlamış (diğerlerinde yoktur
demiyorum-sadece daha az tanıyorum) bu işin hakkını verecek isimler var. Bu
atamalarda bir kusur ve ofsayt yok. Keza müdür atamaları da neticede belediye
içerisinde yine müdürlük yapan isimlerin yeniden farklı birimlerde görevlendirilmesi
şeklinde oldu ki kimin nerede faydalı olacağına karar verecek tecrübesi vardır
Halil Beyin. Daha önceki döneminde kendisiyle çalışan emekli olmuş veya
belediyeden ayrılmış iki ismi yeniden kadroya alması usulsüz olmasa da daha iyi
düşünülebilirdi. Keşke bu isim de mevcut kadrodan seçilseydi.



Gelelim konunun ağdalı yerine, danışman atamalarına. Genel
olarak hep merak ederim, birincisi son 10 yılda türetilen "yaşam koçluğu"
ikincisi de resmi kurumlardaki "danışmanlar" ne iş yapar diye. Çözebildiğim
kadarıyla çoğunlukla "sizin bildiklerinizi, siz çok şey biliyorsunuz, bakın ben
size o bildiklerinizi anlatayım" tarzı bir gurur okşayıcılık yaptıkları.



Ereğli Belediyesi´ne dönecek olursak, resmi bir açıklama
yapılmadığı için rivayetleri esas alırsak, Ereğli Belediyesi´ne yarım düzine
danışman atandığı ve bunlara 5 bin liraya yakın düzeylerde maaş verileceği rivayet
edildi. Danışman derken adı böyle. Resmi olarak bir statüsü olacak. E o zaman
belediye bünyesindeki şirketlerde çalışır gözükmeli.



Bir, bu şirketler boğazına karar dolu değil mi?



İki, bu danışmanların eğitim, uzmanlık ve sosyal
pozisyonları nedir, ne danışılacak?



Üç, mali olarak çökmüş bir belediyeye bu kadar sayıda
danışman atamak yeni bir mali yük değil mi?



Ortada dolaşan isimler hepsi de muteber isimlerdir,
sevdiğim, saydığım isimler de var. Ancak birisi dışında, Raif Tokel dışında
sistematik olarak bir alanda uzmanlaşmış, veri ve bilgi taraması yapıp bundan
bir vizyon üretecek isimler var mı bu kadroda, emin değilim.



İş biraz yakın tanıdıklara, gönül borcumuz olanlara ahde
vefa gibi oluyor. 



Ama ahde vefa kamu kaynaklarıyla değil keşke kişisel
kaynaklarla yapılsa.



Durumu biraz da devlet işleyişinde bir biçimde icraattan
uzak tutulmak istenen valileri kızağa çekerek adına Merkez Valisi denen
görevlendirmeye benzetiyorum. Maaşını al sağa sola çok karışma…



E haliyle milletin ağzı torba değil. "Benim neyim eksik,
bana neden danışılmıyor, akçe verilmiyor", "zaten görev verilenlerin birisi
onun bucusu, öteki hık deyicisi, beriki de padişahım çok yaşa diyicisi"
dedikodusuyla ortalığı düşer ham süt emmiş insan kızı-oğlu.



GARİP BİR KORUMA- KORUNMA İÇGÜDÜSÜ



19 Mayıs akşamı Ereğli Belediyesi´nin öncülük ettiği 100.
yıl yürüyüşü ve konseri vardı. Meydanbaşı yokuşunun başında kortej dışına çıkıp
korteji izleyeyim dedim. Hatırı sayılır, her yaştan bir kalabalık güle oynaya
çarşı merkezine doğru akıyordu. O esnada arkadan gelen bir grubun iki kenardan
dizilmiş ve el ele dizilmiş zabıta görevlilerince kordona alındığını fark
ettim. Önce anlamadım. Sonra başkan ve kaymakam beyin korteji dendi. Açıkçası
rahatsız edici bir görüntü. En başta da ele ele tutuşturulup zincir yapılan o
görevli arkadaşlara yapılan bir ayıp. Neyse ki bir belediye meclisi üyesi
yanınızdan geçiyordu. Bu ne dedim. Yakışıyor mu bu Eeğli´ye, kimi kimden
koruyorsunuz? Meclis üyesi arkadaş, "Kaymakam Bey de var onun için diyince"
hepten zıvanadan çıktım. Yahu Kaymakamımız İsmail Çorumluoğlu her gün
insanlarla iç içe ve bundan keyif alan birisi. Her gün tek başına Pazar içinden
geçip gidiyor. Hani nerdeyse "ipini koparan zaten makamına girecek" tarzda.
Böyle bir düşünce ve talebi olduğunu da zannetmiyorum. Halil Beyin de böyle
düşüneceğine ihtimal vermem. Belli ki bir işgüzarlık. Yapmayın, etmeyin,
Ereğli´nin Ereğlililerden korunacak bir yöneticiye ihtiyacı yok. Böyle bir
yönetici de yok. Ellerimizle seçtiğimiz, kişi ve makamları kendi ellerimizle
kutsayıp, dokunulmaz kılmayalım…..



 



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…


Türkiye’de her dönem en arızalı sahaların başında olagelmiştir basın faaliyetleri. Varoluşu gereği eleştirel ve bağımsız ol... Devamını oku >>

BENİM JENERASYONUM SENİN JENERASYONUNU DÖVER


İlginç bir toplumuz vesselam. Çoğu kez kişisel marifetlerimizle yetinmeyiz. Kendimizi anlamlı kılmak, önemli göster... Devamını oku >>

ZONGULDAK “LOBİSİNİN” EREĞLİ FOBİSİ


İlçeleriyle birlikte Zonguldak siyasetinin en bilinen karın ağrısıdır. Lobicilik, yerelcilik, klikçilik. Özellikle siyas... Devamını oku >>

ANNELİK DOĞADAN GELİR, BABALIK SONRADAN ÖĞRENİLİR...


Her babalar gününde olduğu gibi özellikle sosyal medyada tekrar eden bir ritüel bu günde boy gösterdi. Yapısı... Devamını oku >>

İKİ FARKLI POSBIYIK SÖYLEMİ… CİDDİ GÖRÜŞ - SİYASİ GÖRÜŞ…


Çok anlatılan ve bilinen bir hikâyedir. Bir kez de biz özetleyelim meramımızı anlatmadan önce… 12 Eylü... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

BİR “GÜNAH VADİSİ”, SOSYAL MEDYA…
POSBIYIK SEVİLİYOR MU, SEVİLMİYOR MU?
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,8639
7,7438
397,56

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

açık
açık 21o

SON YORUMLAR