ANA SAYFA
GÜNDEM
SİYASET
EKONOMİ
MAGAZİN
EĞİTİM
SPOR
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
KÜNYE
İLETİŞİM

Ereğli´de seçimi, ´´dış güçler´´ kaybetti

   
 İzzet ASLANBAY İzzet ASLANBAY

31 Mart yerel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre
Karadeniz Ereğli Belediyesi, 5 yıl aradan sonra yeniden CHP adayı Halil
Posbıyık tarafından düşürüldü.



"Düşürüldü" kavramını çok bilinçli kullanıyorum. Bu kavramla
meseleye "hamasi bir zafer" havası katmak yerine başkanlık yarışında kıyasıya
bir propaganda dönemi geçiren iki adayın uyguladıkları strateji, taktik
mücadele ve kullandıkları yöntemlere dikkat çekmek amacındayım.



Şeklen bakıldığında Mart 2014´te Hüseyin Uysal´la Ak
Parti´ye geçen Ereğli Belediyesi´nin Uysal´ın aday yapılmaması nedeniyle istifa
ederek BBP adayı olduğu son 2 aylık süreçten hareketle "Ereğli Belediyesi, Ak
Parti Belediyesi değildir"
savunusu alınan yenilgiyi hafifletici bir söylemden öteye
geçemez.



Aksine 5 yıl süreyle Ereğli Belediyesi´ni "Ak Parti
zihniyeti"
yönetmiştir. Önce bunu not edelim. Ardından aday tespiti ve
adaylıktan dışlanan Uysal´ın Ak Partiye kaybettirmeye dönük manevralarını sezip
önlem alamayan Ak Parti örgütünün yanlışlarını ve apolitik tavrını da bu
değerlendirmemizin dışında tutalım.



Seçim sonucuna dönük değerlendirmeyi bu nedenle adayların
sahaya çıkışından itibaren sürdürülen kampanyalar ekseninde ele almak
yerindedir.



Posbıyık, çok da kolay geçmeyeceği bilinen bu seçim
maratonuna geçmiş hatalarının özeleştirisiyle başlayarak, ilk pozitif puanını
topladı. Değiştim dedi, kimseyle çatışmayacağım dedi, tüm Ereğli´yi
kucaklayacağım dedi, özetle bu söylemi kampanyasına ve konuşmalarına yedirdi.

Belediyecilik anlamında marka bir isim olmasına ve ülke genelinde Ereğli ile
ismi birlikte anılan popülerliğine rağmen, bu markayı değil, "Ereğli halkının
adayıyım"
söylemini öne çıkardı. Buna deneyim ve yöneticilik vasıflarını
eklediği "liderim" vurgusuyla pekiştirerek ilerleyen yaşına rağmen kampanyanın
resmi ve fiili öncüsü olduğunu ortaya koydu. Projeler, vaatler bu duruşun tuzu
biberi olarak kampanyanın renklendirilmesine hizmet etti. Ve tabi Posbıyık´ı en
güçlü kılan diğer bir etmen de adaylar açıklandığında formüle ettiğimiz,
"seçimin bizim uşakla, reisin adamı arasında geçecek" tespitine uygun olarak
çok göze sokar tarzda da yapmasa da "yerli aday" kartını elinde tutmasıydı.

ŞAHİN VE AK PARTİ KARARGAHI



Ak Parti adayı Erol Şahin´in cephesine baktığımızda ise
başından itibaren bir tuhaflık vardı. Evet Şahin adaydı ve kampanyanın "en
görünür adamı" gibi gösterilmeye çalışılsa da Ak Parti karargahında bir komutan
bolluğu dolayısıyla da komuta zafiyeti vardı. Seçim Koordinasyon Merkezi denen
ve parti örgütünde daha önce görev yapmış isimlerin sorumluluğuna verilen
komite şekli ve dolayısıyla hız kaybettiren ve ortak davranma yeteneğini
tıkayan unsurların başında geliyordu. İlçe Başkanı´nın birlik görüntüsü vermek
için sürekli adayın yanında bulunması belki bu görüntüyü veriyordu ama adayın
öne çıkma yüzdesini düşürüyordu. Buna bir de Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı
hanfendinin, "Ereğlili" kimliğiyle ve üçüncü bir merkez olarak kampanyaya dahil
edilmesi eklenince Şahin´in kişisel algısını yukarıya taşımak büsbütün
güçleşti. Şahin bu duruma ne oranda izin verdi bilmiyoruz ama katıldığım iki
geniş katılımlı toplantıda toplantının bitmesinin hemen ardından gazetecilerin
bile ilgisi Şahin´e değil danışmana yoğunlaşıyordu. Hatta işi fotoğraf çektirme
yarışına sokanlar bile olduğu bir ortamda Şahin´in aday parıltısı ikinci üçüncü
sıraya düşüyordu.



Kanımca kampanyanın yarılanmasından itibaren, olumsuz saha
sonuçlarının da görülmesiyle Ak Parti karargahında hissedilir bir panik havası
oluşmaya başladı. Bu panik de yeni hamleler yapma adına yeni yanlışların
oluşmasına yol açtı.



Ak Parti karargahı ve Şahin kendisinin öne çıkmasını
destekleyecek hamleler yerine bu panikle, planlama dahilinde olmayan ve biraz
da Başdanışman marifetiyle kotarıldığını düşündüğüm Cumhurbaşkanını Ereğli´ye
getirmenin başlayan bozguna iyi geleceği hesabını yaptılar. Bir ihtimal olumlu
sonuç verebilecek bu geliş, görsel bir moral ziyareti seyrinde tutulmayıp,
"Reis gelecek, Ereğli´yi uçuracak vaadler verecek"
propagandasıyla ziyan
edildi. Reis geldi, Erdemir´in (ki Oyak´ın yönettiği özel bir kurumdur) yeni
yatırım yapacağı açıklaması dışında kendi siyasal ezberi dışında tek bir
açıklama yapmadan gitti. Bu ziyaretle birlikte zaten sorunlu olan Şahin´in
Ereğli´yi yönetme algısı, "Şahin, Ereğli´yi Reisin, Ankara´nın desteğiyle
kurtarır"
algısına tavan yaptırdı. Tabi, Reisle birlikte algısı tavan yaparken
Şahin´in belediye başkan algısı da hızla dip yapmaya devam ediyordu. Ve
neticede sahadaki durumun değişmediği gözlemi, kontrolsüz hamlelerle kampanyanın
son bir haftada tümden çığırından çıkmasıyla sonuçlandı. Son 4 gün içine
sıkıştırılan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı ve Başkan Yardımcısının apar
topar Ankara´dan getirilip "huzura alınması" ve ayakları yere basmayan
"Erdemir´deki taşeron sorununu çözdüğü iddia edilen" Şahin´e teşekkürlerini
sunmasıyla Şahin´in kampanyası "parti dışı" ve "şehir dışı" moda deyimle "dış
güçler"
tarafından sürdürülen bir kampanyaya dönüştü.



31 Mart sabahı Ereğli seçmeni sandığa gittiğinde hem kişisel
ışığı çok fazla hem de tüm dışa dönüklüğüne rağmen "yerli bir aday" olan
Posbıyıkla, umudunu tamamen kent dışı ve üstü mekanizmalara bağlamış ve bu
yönüyle "kente yabancılaşan" Şahin arasındaki tercihini ezici bir şekilde
Posbıyık´tan yana yaptı.



Neticede Ereğli´de "dış güçler" kaybetti. Somut olarak Ereğli´de
Ankara Lobisi ve Türk Metal Sendikası
ağır bir yenilgi aldı. Aday olma
niteliğini hızla kaybeden Şahin´in ve Ak Parti Ereğli örgütünün yenilgisi bu
kesimlerin aldığı yenilginin yanında devde kulaktır.



YORUMLAR


İzzet ASLANBAY Tarafından Yazılan Son Yazılar

“EYLEM”DE BİRLİK, POSBIYIK’A “ÖZGÜRLÜK”


12 Eylül Cuntası’nın, Türkiye’de demokrasinin kırıntısını dahi “Pandoranın Kutusundaki”, “umut&rdqu... Devamını oku >>

POSBIYIK’I BEKLEYEN TEHLİKE!!! / VEKÂLET DARBESİ…


İnsanların lafı kuyruğundan anladığı bir yer ve dönemde ciddiyet bir yana mizah da çok zor yapılır. Tolum olarak, ökü... Devamını oku >>

DERVİŞİN FİKRİ VE ZİKRİ…


Güzel bir Kızılderili hikayesidir… Bir gün New-York´ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıka... Devamını oku >>

POSBIYIK: YENİLGİ VE ´´ZAFER´´


Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan zaferleri anlatmak için kullanılan bir deyim.  Kaz... Devamını oku >>

Posbıyık da rabia dedi... Ama Nasıl?


1960 ve 70’li yıllar dünyada ve Türkiye’de gençlik hareketlerinin, ulusal kurtuluş savaşlarının ve diktatö... Devamını oku >>

KÖŞE YAZARLARI

“EYLEM”DE BİRLİK, POSBIYIK’A “ÖZGÜRLÜK”
“MİZANSENLİ” POSBIYIK KLASİĞİ…
Nöbetçi Eczaneler

PİYASALAR

6,1098
6,5977
321,15

KDZ.EREĞLİ'DE HAVA DURUMU

kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur 7°o

SON YORUMLAR